Kelimeler arşivinde; içinde "püre" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde püre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu püre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında püre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖPÜREBİLMEK, PÜRENBİLBİLİ
KÖPÜREBİLME
PÜRELENMEK
GÜPÜREDEK, PÜRELEMEK
PÜRENLİK
SÜPÜREN
ÇÖPÜRE, PÜRENE, PÜRENK
PÜREN, PÜREM
PÜRE
PÜRE
Sebzeyi, eti ezerek veya süzgeçten geçirerek elde edilen ezme.
KÖPÜREBİLMEK
Köpürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PÜRENK
Ağaç ya da topraktan yapılmış su borusu, künk.
PÜRENLİK
Çalılık, fundalık.
GÜPÜREDEK
Çabucak, gürültü yaparak: Dayak yiyeceğini anlayınca güpüredek gitti.
PÜRENE
Yenmeyen bir çeşit yabanıl ot.
KÖPÜREBİLME
Köpürebilmek işi.
SÜPÜREN
Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
PÜREM
Çam dalı.
PÜRELENMEK
Kuşkulanmak : Hiç yoktan pürelendi.
PÜRENBİLBİLİ
Boz renkli, küçük bir kuş.
PÜREN
Süpürge otu.
ÇÖPÜRE
Üzüm posası.
PÜRELEMEK
Örtmek: Ceketi çocuğun üzerine püreleyiverde üşümesin.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SODA
Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.
KÖPÜRCEK
Mürekkep balığı. Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot.
DAMCI
Damla, evlerde damlardan, tavanlardan sızan yağmur damlaları. Toprak damlı evlerin üstüne yağan kar ve yağmuru süpüren ve yuvak taşını çeken kişi.
BELESTİK
Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki.
PEÇEK
Yabansarmaşığı. Böğürtlen çalısı gibi uzayan, beyaz, sarı çiçek açan, yaprağı sabun gibi köpüren bir ot. Dere kıyılarında yetişen, gövdesi yenilen bir ot. Yüzü kapatan örtü,peçe. Örtü.
ÇOĞEN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.
MAYALANMA
Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.
KARAGAN
Toprak çanak. Pırnal ağacının odunu. Yaprakları yapışkan, bodur bir çeşit bitki: Karagan kız gel, evin içini süpüreceğim.
ÇUVAN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven.
KÖPÜRCÜK
Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot. Köpük.
VAYKİ
Tehevvürle, köpürerek.
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
KARGASABUNU
Su kenarlarında çıkan, iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
ÇAĞLARCA
Akarsuların, yataklarındaki çok eğimli kesimlerde ya da artık oldukça düzleşmiş eski eğim kesintisi üzerinde köpürerek, kaya döküntüleri arasından hızla aktıkları yerlere verilen ad. Antalya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ilinde, Çağlarca bucağına bağlı bir yer.
YAĞLICA
Püren de denilen yeşil süpürgeotu. İlkbaharda, kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. İlkbaharda yetişen, sapı çiğ olarak yenilen bir ot. Odun tutuşturmak için yakılan ince, kuru, dikenli ot. Karabük şehri, Eflâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kars ilinde, Digor ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehri, Kağızman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ili, Kadınhanı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇOĞAN
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren hem helvacılıkta, hem de temizlik işlerinde kullanılan bir bitki, çöven. Çöven. Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven. Şanlıurfa ilinde, Birecik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SARSILMAH
Yerinden oynamak: Az sarsıl altını süpüreyim.