İçinde PULLUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pulluk" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pulluk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pulluk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pulluk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PULLUKÇENGELİ

12 harfli kelimeler

PULLUKMAŞASI

11 harfli kelimeler

PULLUKANASI, PULLUKÇULUK

8 harfli kelimeler

PULLUKÇU, PULLUKIR

6 harfli kelimeler

PULLUK

Bazı kelimelerin anlamları

PULLUK

Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı.

PULLUKIR

Baklakırı (at donu). Baklakırı (at donu için).

PULLUKMAŞASI

Pulluğu çekmek amacıyla pulluk çengeline takılan (U) harfi biçiminde araç. (Yalvaç Isparta).

PULLUKÇENGELİ

Pulluğun ön kısmında bulunan çengel. (Yalvaç Isparta).

PULLUKÇULUK

Pullukçunun yaptığı iş.

PULLUKÇU

Pulluk yapan, hazırlayan veya satan kimse.

PULLUKANASI

Pulluğun arka kısmı. (Doğanbey Beyşehir Konya).

  -   -   -  

Anlamında PULLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PULLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİLHAR

Akarsu kolu. Küçük pulluk. Sonuna kadar anlamında kullanılır.

CILGA

İnce, dar, taşlı yol, patika. İnce dal. Odun lifleri, kıymık. Küçük pulluk. Engel. Samanın uçmasını önleyen kazıkların her biri. Deste olarak dizilmiş ekin. Hayvanlar için ağaçtan yapılmış nazarlık. Fundalık. İnce dar yol, patika. Biçilmiş, bağlam yapılmamış ekin. Dar yol, patika, az akan su. İnce uzun, incecik. Yamaçlardaki tarlaları sürmek için kullanılan eğik saban. (Tıtgir, Ilıca Erzurum). Altı çift öküzle çekilen iki tekerlekli saban. (Çıldır Kars). Tek döner kulaklı pulluk. (Ispir Erzurum). İşleme (Darıveren Acıpayam Denizli). Biçilmiş ekin yığını. (Kamanlar, Ilıca Güdül Ankara; Yenikent Aksaray Niğde) (cıvga) : (Adalıkuzu Güdül Ankara) (cuğul) : (Minoz Kavak Samsun).

ABARA

Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).

CIZI

Ağustos böceği. Çizgi. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Tarlada su yolu.

ÇEKENDEMİRİ

Pullukta ok'un altında bulunan falakanın takıldığı demir. (Sarıköy Konya).

ÇIĞLA

Pulluk. Civcivden büyük fakat piliç sayılmayan tavuk yavrusu. Üzerinde ot çıkmayan sert, taşlı toprak. Kumlu toprak.

KOTAN

Pulluk, büyük saban.

ÇİZEK

İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).

CİZİ

Sebze Dikmek için kazılan çukur. Dizi, sıra. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Tarlada su yolu. Çizgi.

CIZZIK

Çizgi. İç, can. Tavanın yağını almak için konulan bir kaç kaşık yemek. Çabuk ve sık sık darılan. Az, biraz. Kaçış. Yanma. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık.

AKOZ

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi. Saban izi.

AKOS

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.

ÇEREŞNE

Pulluk bıçağı.

SÜRMEK

Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

ÇİZİK

Çizgi. Sıyrık, çizgi biçiminde yara. Çizilmiş. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Sınır belirtmek için iki tarla arasına çekilen çizgi. (Resim) Çizgi yoluyla gösterme. Haddeleme sırasında oluşan ve sivri uçların sürtmesiyle, yüzeyde ince uzun izler biçiminde beliren kusur. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık.

CILĞA

Bulanık akan su, sel. İnce, dar, keçi yolu. Küçük pulluk. Filiz, taze dal. İnce yol; keçiyolu. Tunceli şehri, Çiçekli nahiyesine bağlı bir bölge.

KESKİ

Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.

ÇIVKAR

Boyunduruğa koşulmuş öküzlerin arkasına yardım olarak koşulmuş bir çift öküz. Yardım: Fukaralara çıvkar etmeli. Pulluk, öküzle kullanılacağı zaman pulluk halkasından takılan ok.

CIDA

Mızrak. Süs. Olta. İnce uzun tahta. Tınaz savurmakta kullanılan çatal şeklinde tahta. Pulluk vidası: Cıdaları pulluğa tak. Aşırı istek. Aşerme. İnat, iddia. Kargı, mızrak. Süngü, kargı, mızrak, harbe.

ÇEREŞME

Pulluk bıçağı.