İçinde POF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pof" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pof bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pof ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pof olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

LİPOFUSKİNOZİS

13 harfli kelimeler

HİPOFİZEKTOMİ, HİPOFOSFATEMİ, HİPOFOSFATÜRİ

12 harfli kelimeler

ADENOHİPOFİZ, ANTROPOFAJİK

11 harfli kelimeler

POFURDATMAK, APOFERRİTİN, HİPOFARENKS, HİPOFERREMİ, NÖROHİPOFİZ

10 harfli kelimeler

LİPOFUSKİN, POFURDAMAK, POFURDATMA, POFTALAMAK

9 harfli kelimeler

POFKURMAK, NÖRAPOFİZ, POFURDAMA, ZİGAPOFİZ, LİPOFİLİK

8 harfli kelimeler

KARPOFOR, KARPOFAJ, APOFİZİS, POFLAMAK, POFPOFCU, POFURTMA, PROPOFOL

7 harfli kelimeler

LİPOFOR, HİPOFİZ

Bazı kelimelerin anlamları

POF

Yere düşen kaba ve yumuşakça bir şeyin veya havası boşalan bir nesnenin çıkardığı ses.

NÖROHİPOFİZ

Hipotalamustan gelen sinir uçlarını kapsayan, vazopressin ve oksitosin hormonlarını salgılayan, nöral lop ile nöral saptan oluşmuş hipofiz bezinin art lobu. Hipofiz arka lobu.

ADENOHİPOFİZ

Hipofiz bezinin birçok hormonun salgılandığı sinirsel olmayan bez bölgesi. Birçok hormonun salgılandığı, iki loplu hipofiz bezinin sinirsel olmayan ön lobu. Hipofiz ön lobu.

HİPOFERREMİ

Kanda demir düzeyinin azalması. Kanda demir seviyesinin azalması.

LİPOFUSKİNOZİS

Yaşlı hayvanlarda, örneğin; E vitamini yönünden yetersiz ve doymamış yağ asitlerinden zengin gıdalarla beslenen köpeklerde, özellikle yüksek metabolizmaya sahip organların hücrelerinde yaşlanma pigmentinin birikimi. Kalp kası hücrelerinde çekirdeğin çevresinde, gangliyon ve karaciğer hücre sitoplazmaları içerisinde gelişigüzel yerleşir.

POFURDATMA

Pofurdatmak işi.

ANTROPOFAJİK

Özellikle insanlar üzerinden beslenen sinekler için kullanılan terim.

APOFERRİTİN

Demir kapsayan ferritin molekülünün proteinsiz kısmı. Demir kapsayan ferritin molekülünün protein kısmı. Demir bağlanmış apoferritin, ferritin adını alır.

HİPOFİZEKTOMİ

Hipofiz bezinin ameliyatla çıkarılması.

POFTALAMAK

Yüzüne gülmek, şımartmak: Çocuğu poftalamamalı.

POFURDAMAK

Can sıkıntısı sebebiyle sesli nefes vermek.

HİPOFOSFATEMİ

Kanda fosfatların ileri derecede azalması. Kandaki fosfat seviyesinin normalin altında olması.

LİPOFUSKİN

Sinir hücrelerinin hücre gövdesindeki (perikaryon) sitoplâzmasında bulunan, lizozomlar tarafından sindirilemeyen madde kalıntılarından oluşan, yaşlanmayla sayıları artan, sarı kahverengi pigment. Yaşlanma pigmenti. Yaşlanma pigmenti.

HİPOFOSFATÜRİ

İdrarda fosfat miktarının normalden düşük olması.

POFURDATMAK

Pofurdamasına sebep olmak.

HİPOFARENKS

Böceklerin birçok grubunda, beslenme amacıyla çeşitli biçimlerde değişikliğe uğramış, ağız tabanından çıkan dil benzeri lop.

  -   -   -  

Anlamında POF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde POF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GONADOLİBERİN

Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.

HİPOFİZ

Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale'deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.

AFİBRİNOJENEMİ

Hipofibrinojemi.

CUSHİNGSENDROMU

Böbrek üstü bezi kabuğundan aşırı miktarda kortizol salgılanmasıyla ortaya çıkan idrar çokluğu, susuzluk hissi idrarda fazla glikoz bulunması, kan glikoz düzeyinde artma, karın sarkması, kıl dökülmesi, hâlsizlik, kas atrofisi, zayıflık, karın sarkması, enfeksiyonlara duyarlılık artışı ve kıl dökülmesiyle belirgin bir grup klinik hastalık belirtisi. Adenohipofiz tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri veya hiperplazisi, aşırı dozlarda glikokortikosteroitlerin kullanımı ve ektopik ACTH üreten tümörlerden kaynaklanır. Köpeklerde, daha az oranda olarak yaşlı atlarda ve nadiren de diğer hayvan türlerinde görülür.

KORTİKOTROF

Adenohipofizde salgı granülleri içeren küçük, düzensiz görünümlü hüce. Adenokortikotrofik hormon ve beta-endorfin salgılar, kortikotrop, kortikotrof hücre, kortikotrof-lipotrof.

GONADOTROPİN

Hipofizin ön lobundan salgılanan gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Gonadotrop hormon.

HİPOTALAMUS

Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.

GONADOSTATİN

Hipotalamusta üretilen ve hipofiz hormonlarının salınımını durduran polipeptit yapıda hormonlar.

İNFUNDİBULUM

Huni biçiminde herhangi bir yapı veya organ. Kafadan ayaklıların sifonu. Yüksek organizasyonlu balıklarda hipofizi hipotalamusa bağlayan sap. Ktenoforların yassılaşmış mide boşluğu. Huni.

FERRİTİN

Demir bağlamış apoferritine verilen ad. Vücutta depolanan demirin ana biçimlerinden biridir, bağırsak epitel hücreleri, karaciğer, dalak, kemik iliği ve plazmada bulunur.

HİPOPİTÜTARİZM

Hipofiz ön lop hormonlarının yetersiz salgılanması. Salgısı baskılanan hormona bağlı olarak hipogonadizm, hypotiroidizm veya cücelik biçimlenir.

POFURDAMA

Pofurdamak işi.

GLOSSA

Dil. Hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. Kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır.

FOLİSTATİN

Granüloza hücreleri tarafından salgılanan bir protein hormon olan lüteinleştirici hormonun salgılanması üzerine görünürdeki etkisi dışında, hipofiz ön lobundan folikül uyarıcı hormonun salgılanmasını önleme.

DANAZOL

Ön hipofizden FSH ve LH salınımını baskılayan, ayrıca androjenlerin ve östrojenlerin hedef hücrelerdeki almaçlarına bağlanmasını baskılayan ve bu hormonların üretimini azaltan atipik bir androjenik ilaç.

BAZOFİLİK

Bazik boyalarla kolaylıkla boyanan hücre veya histolojik yapı. Kandaki bazı akyuvarlarla ön hipofiz bezindeki bazı hücreler.

ENDORFİNLER

Bağırsak, beyin ve hipofiz bezinde meydana gelen, opyum reseptörlerine bağlanarak uyuşturucu maddeyi taklit eden, enkefalinlerle beraber endojen opyumlar olarak da bilinen bir grup peptit.

ASİDOFİL

Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. Ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. Asidofilik. Asit seven; asit boyalara karşı bir çekimi olan; asit ortamlarda yetişebilen.

EPİTALAMUS

Beynin, hipofizi ve arka komisüri içine alan bölgesi. Talamus üstü.

GONADOTROPİNLER

Hipofizin ön lobundan salgılanan ve gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Folikül uyarıcı hormon (FSH), lütein hormonu (LH), plâsenta tarafından çıkarılan koryon gonadotropini gibi.