İçinde PİŞME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pişme" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pişme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pişme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pişme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇİRPİŞMEK, KİRPİŞMEK

8 harfli kelimeler

TEPİŞMEK, DEPİŞMEK, SEPİŞMEK

7 harfli kelimeler

TEPİŞME, EPİŞMEK, ÖPİŞMEK

6 harfli kelimeler

PİŞMEK

5 harfli kelimeler

PİŞME

Bazı kelimelerin anlamları

PİŞME

Pişmek işi.

TEPİŞMEK

Birbirini tepmek. İtişip kakışmak.

SEPİŞMEK

Serpişmek, dağılmak. Serpilmek. Yayılmak, dağılmak, bulaşmak, sirayet etmek.

DEPİŞMEK

Tepişmek.

ÖPİŞMEK

Öpüşmek.

PİŞMEK

Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.

TEPİŞME

Tepişmek işi.

EPİŞMEK

Çocuğu sırtına almak, sırtlamak. Çocuklar birbiriyle itişmek, kakışmak.

KİRPİŞMEK

Ürpermek: Kirpiştim.

ÇİRPİŞMEK

Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında).

  -   -   -  

Anlamında PİŞME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIĞ

Dokuma tezgâhında kullanılan yassı tahta veya saçdan makara. Genç, küçük ağaç dalları. Kendir ve haşhaş sapı. Ağaca yapılan kalem aşısının uç kısmı. Kuzular için tahtadan yapılmış küçük ağıl. Ahırların üst döşemesi. Sınır. Pişmemiş. Kar üzerindeki ayak izi. Sürü, katar: Serçenin cığı olmaz. Kanı kaynama, sevme. Çığ. Donup buz haline gelmiş kar. Nemli havadan meydana gelen su damlacığı. Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy.

CERP

Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.

DİNLENMEK

Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.

KIZARMAK

Kırmızı veya ona yakın bir renk almak. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak.

KABUK

Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

ALATAVLI

Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek.

ALATATAVU

İyice pişmemiş yemek.

PİŞİM

Pişme işi. Pişirim.

BİŞMEK

Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

HAMUR

Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

BAVRIMAK

Bir işde veya daha çok o işin hile ve fesat taraflarında pişmek.

ÇIĞLAMA

Altına lahana yaprağı konularak pişirilen mısır ekmeği. Pişmemiş sütten yapılan peynir. Nemlenme.

ALASULU

Yeni olmaya başlamış meyva. İyi pişmemiş, yarı sulu yemek. Uluorta, yersiz söz söyliyen.

DİRİ

Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

TATARI

Tam pişmemiş.

BIZLAMAK

Sıkılmak, sıkışmak, bunalmak. İşemek. Doğurmak (İnek hakkında). Ateşte pişmek (et hakkında). Bir şeyi bırakmak, terketmek.

BIŞMAK

Biçmek. Pişmek.

BÜRKÜM

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Küldeki sıcaklık: Mangalın bürkümünde kahve pişmez.

ÇİSİK

İyi pişmemiş (yiyecek hakkında).