Kelimeler arşivinde; içinde "parasal" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde parasal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu parasal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında parasal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PARASAL
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal.
PARASALLAŞMA
Para sunumunun gayrisafi milli hasıla içindeki payının artması. Altın, gümüş, borç gibi herhangi bir şeyin bir ülkenin yasal parasına dönüştürülmesi. karşılığı borcun parasallaşması.
PARASALCILIK
Fiyatlar genel düzeyi ve reel gayrisafi yurtiçi hasıladaki değişimlerin ana kaynağını para sunumundaki değişmeler olarak gören ve devletin ekonomiye müdahalesinin dengesizlik yaratacağını ileri süren, Milton Friedman öncülüğündeki iktisadi düşünce akımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde PARASAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARADELİK
Parasal açıdan kapatılamayan açık.
DİZİNLEME
Dizinlemek işi. Mal ve faktör fiyatları veya vergi gelirleri gibi parasal yükümlülükler ile fiyatlar genel düzeyi arasında geriye veya ileriye yönelik bağlantı kurulması. karşılığı ayarlama koşulu. Birimleri bir sıra düzenine sokma.
AKÇASAL
Parasal.
MALİ
Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.
BOLLUK
Bol olma durumu. Parasal bakımdan rahatlık. Her şeyin bol olduğu yer. Fazlalık.
EDİL
Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SIKGIN
Sıkıcı, bunaltıcı. 1.Parasal sıkıntı çeken kimse : Babam çok sıkkın, para bulamaz. 2.Sıkıntılı, üzgün. Yayla, otlak bulamamış hayvan : Bu davar sıkgındır et, yağ arama. Bunaltıcı, sıcak, durgun (hava için). Sıkıcı kişi. Sıkıntılı kişi.
AVROVİL
Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi. Avrupa İktisadi ve Parasal Birliği dışındaki ülkeler tarafından Avro'ya dayalı olarak tutulan ve çıkarılan borç senedi.
KART
Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Oyun kâğıdı. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal.
NAKDİ
Parasal.
TÖNGELEMEK
Yokuş aşağı koşmak. Parasal düşkünlüğe uğramak. Kuşlar sonbaharda göç etmek.