Kelimeler arşivinde; içinde "paha" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde paha bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu paha ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında paha olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PAHALILAŞTIRMAK
PAHALILAŞTIRMA
PAHALANDIRMAK
PAHALILANMAK, PAHALANDIRMA, PAHALILAŞMAK
PAHALILANMA, PAHALLANMAK, PAHALILAŞMA
HAPAHAPTAN, PAHAMLAMAK, PAHALANMAK
PAHALILIK, PAHALYOLU, PAHALTAŞI, PAHALANMA, PAHACILIK
KÖRPAHAL, PAHALLIK, PAHALICA
ARPAHAN, HAPAHAP, İSPAHAN, PAHAMLI
PAHACI, PAHARA, ISPAHA, PAHALI
PAHA
Değer, fiyat, eder.
PAHALYOLU
Tarlanın ortasındaki kumlu ve çorak yer.
PAHALILIK
Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu. Fiyatların genel olarak yükselmesi, fiyat artışı.
PAHALILANMAK
Pahalanmak.
PAHAMLAMAK
İri iri dikiş dikmek, oyulgamak.
PAHALLANMAK
Karışıklık çıkarmak, ara bozmak. Uğraştırılmak, oyalanmak.
PAHALILANMA
Pahalılanmak durumu.
PAHALILAŞMAK
Pahalanmak.
PAHALILAŞTIRMAK
pahalılaşma işini yaptırmak.
PAHALTAŞI
Dokuma tezgahlarında ipleri birbirinden ayırmak amacıyla kullanılan yumruk büyüklüğündeki taş. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
PAHALANMAK
Pahalı duruma gelmek, fiyatı artmak, pahalılaşmak.
HAPAHAPTAN
Ansızın, birdenbire.
PAHALANDIRMA
Pahalandırmak işi.
PAHALANDIRMAK
Pahalanma işini yaptırmak.
PAHALILAŞTIRMA
Pahalılaştırmak işi.
PAHALILAŞMA
Pahalılaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PAHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENFLASYON
Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.
FİYAT
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.
KAZIKLAMAK
Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Kazık cezasına çarptırmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.
PAHALANMA
Pahalanmak işi.
FİYATLI
Fiyatı olan. Pahalı.
DÖVİZZEDE
Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
EDER
Fiyat, paha, değer.
KAZIKÇI
Alışverişte aldatan, pahalı mal satan kimse.
MASRAFLI
Çok masraf gerektiren, pahalıya çıkan.
GİRANBAHA
Pahada ağır, değerli.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
ÇÖREKLENMEK
Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.
FİYATLANMAK
Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.
İSTİFÇİLİK
İstifçinin yaptığı iş. İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma, stokçuluk.
PAHACILIK
Pahacı olma durumu.
KAZIKLANMAK
Bir malı değerinden çok pahalıya almak, alışverişte aldatılmak. Kazığa oturtulmak.
PAHACI
Pahalı mal satan kimse.
KAYIRMAK
Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.