İçinde OYNATMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oynatmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oynatmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oynatmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oynatmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OYNATMAK

Oynamasını sağlamak. Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak. Kımıldamasına yol açmak. Bir araç, gereç kullanmak. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak. Sahneye koymak. Aklını yitirmek. Korkutmak, heyecanlandırmak.

  -   -   -  

Anlamında OYNATMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OYNATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEVYE

Bir mekanizmanın kumanda kolu. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç.

DALCINMAK

Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Dalar gibi olmak, içi geçmek. Gayret etmek, çabalamak. Sonuçsuz teşebbüslerde bulunmak. Aranmak: Dalcındımda bulamadım. Hayvan yemeğe, yeme saldırmak. Uğraşmak, çabalamak, yorulmak.

FOLLATMAH

Yerinden oynatmak, kaldırmak: Somunların üst gabuklarını hep follatmışın.

KIMILDATMAK

Yerinden biraz oynatmak, hafifçe hareketlendirmek.

DEVİNMEK

Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.

OYNATMA

Oynatmak işi.

SARSMAK

Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.

IRGAMAK

Çabuk olmak, davranmak. Oynatmak, kımıldatmak.

ÇIRPIŞMAK

Kuşlar kanatlarını oynatmak.

KANIRTMAK

Büküp zorlayarak yerinden oynatmak.

ÇILDIRMAK

Delirmek, aklını oynatmak. Israrlı bir biçimde istemek, büyük arzu göstermek.

HOLLATMAH

Pişmiş yumurtanın kabuğunu düzgünce soymak. Yara kabuğunu yerinden oynatmak.

BURCUTMAK

Sağa sola oynatmak.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

KIPIRDATMAK

Kımıldatmak, yerinden oynatmak.

CIZIRDATMAK

Cızırdamasına yol açmak, cızıldatmak. Kâğıt üzerinde ustaca kalem oynatmak veya beceriyle yazı yazmak, cızıldatmak.

FALLAMAK

Küfür etmek. Azarlamak, paylamak. Kandırmak, aldatmak. Bozmak, berbat etmek. Aklını oynatmak. Falına bakmak. Büyük abdest yapmak.

GAGIRMAK

Bir şeyi kaldırmak, yerinden oynatmak için zorlamak.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

DALBINMAK

Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Yüzme bilmeyen bir kimse su içinde çırpınmak. Suda yüzen bir cisim batıp çıkmak: Şu ağaca bak suda dalbınıp gider. Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Helecanlanmak, çırpınmak.