Kelimeler arşivinde; içinde "odakla" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde odakla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu odakla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında odakla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ODAKLAYABİLMEK, ODAKLANABİLMEK
ODAKLAYABİLME, ODAKLANDIRMAK, ODAKLAŞTIRMAK, ODAKLANABİLME
ODAKLANDIRMA, ODAKLAŞTIRMA
ODAKLAYICI, KODAKLAMAK, ODAKLAŞMAK, ODAKLANMAK
ODAKLAŞMA, ODAKLANMA, ODAKLAMAK
ODAKLAMA
ODAKLA
ODAKLA
Alıcı yönetmenine, odaklanmamış olarak yayın dışı bulunan alıcıyı odaklaması için verilen komut. (Genellikle alıcı sayısı eklenerek "ikiyi odakla!, üçü odakla!" biçiminde söylenir).
ODAKLAŞTIRMAK
Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak. Odak durumuna getirmek.
ODAKLAYICI
Alıcısının çalıştırılması sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı.
KODAKLAMAK
Eşek yavrulamak.
ODAKLANDIRMA
Odaklandırmak işi.
ODAKLANMA
Odaklanmak işi, fokuslanma.
ODAKLAŞMA
Odaklaşmak durumu.
ODAKLAYABİLMEK
Odaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ODAKLAYABİLME
Odaklayabilmek işi.
ODAKLANABİLME
Odaklanabilmek işi.
ODAKLAŞTIRMA
Odaklaştırmak işi.
ODAKLANDIRMAK
Odaklanma işini yaptırmak.
ODAKLAŞMAK
Bir ışık demeti veya elektron akışı bir noktada toplanmak. Odaklanmak. Odak durumuna gelmek.
ODAKLAMAK
İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini düzenlemek, fokuslamak.
ODAKLANMAK
Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.
ODAKLANABİLMEK
Odaklanma imkânı olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ODAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LÖFFLERSENDROMU
İnsanlarda ascarit larvalarının göçleri esnasında oluşan akciğerlerde kanama ve yangısal odakların oluşumu, solunum güçlüğü, hafif ateş ve öksürükle belirgin sendrom.
FOKUSLAMAK
Odaklamak.
SAPINÇ
Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon. Bir mercek, ayna veya optik dizgenin odaklama özelliklerindeki yanlış, aberasyon. Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konumu arasındaki fark, aberasyon.
NEKSUS
Karşılıklı hücre zarlarında transmembran kanal proteinleri ağızlaşarak silindir biçiminde ve odaklar hâlinde komşu hücreleri birbirine bağlayan ve embriyonel hücrelerle epitel hücrelerinde küçük moleküllü maddelerin geçişini sağlayan hücre bağlantı türü, makula kominikans. Sinir hücreleriyle kalp kasını ve düz kasları oluşturan hücreler arasında makula komunikanslar uyarı iletimini sağladığından bu oluşumlara neksus adı da verilir.
MİYOKARDİTİS
Kalp kasının yangısı. Odaklar hâlindeki kalp kası yangıları ritm bozukluklarına ve kalbin faaliyetlerinde azalmalara neden olur.
KARBAMEZEPİN
Iminostilben türevi olan, beyinde birincil odaklardaki deşarjları ortadan kaldırarak çırpınmaları önleyen ilaç.
HEMOMELASMA
Bağırsaklarda özellikle de kıvrım bağırsağın dış zarı altında, timpani veya paraziter invazyona bağlı olarak biçimlenen, 2-3 santimetre çapında, kırmızı-siyah renkli eski kanama odakları, hemomelasma ilei.
FİBROKONDROM
Yapısında yer yer fibröz bağ doku odakları bulunan ve kıkırdak dokusundan köken alan iyicil tümör.
NEFROBLASTOM
Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, Wilms' tümörü.
ODAKTA
Odaklamanın tam yapılmış olması durumu. Bu durumdan dolayı görüntüde oluşan seçiklik. Odak dışının karşıtı.
FOKUSLAMA
Odaklama.
FOKAL
Odaksal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. Belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. Hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.
FOKUSLANMAK
Odaklanmak.
KLOZMA
Yüz veya diğer deri bölgelerinde, kahverengi odaklar hâlinde, melanin pigmentinin yerel artışı, melasma.
KİLİTLENMEK
Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.
FOKUSLANMA
Odaklanma.
ODAKLAMA
Odaklamak işi, fokuslama.
GLİOZİS
Beyin veya omurilikte herhangi travmatik, toksik, viral veya iskemik nedenlerle meydana gelmiş hasar bölgesinde, miyelini ortadan kaldırmak üzere nöroglia hücrelerinin hipertrofisi, hiperplazisi veya her ikisiyle belirgin odaklar hâlinde veya yaygın olarak görülebilen özgün olmayan hücresel reaksiyon.
ŞAŞILIK
Şaşı olma durumu. Göz kaslarının kasılması sırasında eş güdüm bozukluğu dolayısıyla gözlerin aynı noktaya odaklanmaması, görüntünün ağ tabaka üzerine uygun noktaya düşmemesi durumu.
OTOFOKUS
Otomatik olarak yapılan odaklama.