Kelimeler arşivinde; içinde "nebi" olan, toplam 252 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nebi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nebi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nebi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BELİTLENEBİLİRLİK, BEREKETLENEBİLMEK
BEREKETLENEBİLME, BİLİNÇLENEBİLMEK, DESTEKLENEBİLMEK, DİZGİNLENEBİLMEK, ENDİŞELENEBİLMEK, KUVVETLENEBİLMEK
ARŞİVLENEBİLMEK, BELGELENEBİLMEK, BESTELENEBİLMEK, BETİMLENEBİLMEK, BİÇİMLENEBİLMEK, BİLGİLENEBİLMEK, BİLİNÇLENEBİLME, BOMBELENEBİLMEK, BÖBÜRLENEBİLMEK, BÖCEKLENEBİLMEK, BÜTÜNLENEBİLMEK, BÜYÜKLENEBİLMEK, CELALLENEBİLMEK, ÇEKİÇLENEBİLMEK, ÇEKİMLENEBİLMEK, ÇEŞİTLENEBİLMEK, ÇÖZÜMLENEBİLMEK, DEĞERLENEBİLMEK, DENETLENEBİLMEK, DESTEKLENEBİLME, DİZGİNLENEBİLME, DÜZENLENEBİLMEK, ENDİŞELENEBİLME, GÜNEŞLENEBİLMEK, HÜZÜNLENEBİLMEK, KABULLENEBİLMEK, KENETLENEBİLMEK, KUVVETLENEBİLME, NASİPLENEBİLMEK, NEFESLENEBİLMEK, Devamını Oku »»
ALEVLENEBİLMEK, ARŞİVLENEBİLME, ATEŞLENEBİLMEK, BELGELENEBİLME, BERELENEBİLMEK, BESTELENEBİLME, BETİMLENEBİLME, BİÇİMLENEBİLME, BİLGİLENEBİLME, BOMBELENEBİLME, BÖBÜRLENEBİLME, BÖCEKLENEBİLME, BÜTÜNLENEBİLME, BÜYÜKLENEBİLME, CELALLENEBİLME, CİLTLENEBİLMEK, ÇEKİÇLENEBİLME, ÇEKİMLENEBİLME, ÇEŞİTLENEBİLME, ÇİVİLENEBİLMEK, ÇÖZÜMLENEBİLME, DEĞERLENEBİLME, DENETLENEBİLME, DÜZENLENEBİLME, ERTELENEBİLMEK, ETKİLENEBİLMEK, GÜNEŞLENEBİLME, HÜZÜNLENEBİLME, İLGİLENEBİLMEK, İNCELENEBİLMEK, Devamını Oku »»
ALEVLENEBİLME, ATEŞLENEBİLME, BELLENEBİLMEK, BERELENEBİLME, BESLENEBİLMEK, BİTLENEBİLMEK, CİLTLENEBİLME, ÇEVRİNEBİLMEK, ÇİĞNENEBİLMEK, ÇİVİLENEBİLME, ÇÖPLENEBİLMEK, DEPRENEBİLMEK, DERLENEBİLMEK, DİNLENEBİLMEK, ERTELENEBİLME, ETKİLENEBİLME, GİZLENEBİLMEK, GÖZLENEBİLMEK, GÜÇLENEBİLMEK, İLGİLENEBİLME, İNCELENEBİLME, ÖFKELENEBİLME, SESLENEBİLMEK, SİLKİNEBİLMEK, SÖYLENEBİLMEK, ÜMİTLENEBİLME, YENİLENEBİLME, YİNELENEBİLME, YÜKLENEBİLMEK
BEĞENEBİLMEK, BELLENEBİLME, BESLENEBİLME, BEZENEBİLMEK, BİLENEBİLMEK, BİTLENEBİLME, BÖLÜNEBİLMEK, BÜRÜNEBİLMEK, ÇEKİNEBİLMEK, ÇEVRİNEBİLME, ÇİĞNENEBİLME, ÇÖPLENEBİLME, ÇÖZÜNEBİLMEK, DEĞİNEBİLMEK, DELİNEBİLMEK, DENENEBİLMEK, DEPRENEBİLME, DERLENEBİLME, DEVİNEBİLMEK, DİLENEBİLMEK, DİNLENEBİLME, DİRENEBİLMEK, DÖŞENEBİLMEK, DÜŞÜNEBİLMEK, EĞLENEBİLMEK, EKLENEBİLMEK, ELLENEBİLMEK, EVLENEBİLMEK, GEÇİNEBİLMEK, GEZİNEBİLMEK, Devamını Oku »»
BÖLÜNEBİLME, BEĞENEBİLME, BEZENEBİLME, BİLENEBİLME, BÖLÜNEBİLEN, BÖLÜNEBİLİR, BÜRÜNEBİLME, ÇEKİNEBİLME, ÇÖZÜNEBİLME, DEĞİNEBİLME, DELİNEBİLME, DENENEBİLME, DEVİNEBİLME, DİLENEBİLME, DİRENEBİLME, DÖŞENEBİLME, DÜŞÜNEBİLME, EDİNEBİLMEK, EFSANEBİLİM, EĞLENEBİLME, EKLENEBİLME, ELLENEBİLME, EVLENEBİLME, GEÇİNEBİLME, GEZİNEBİLME, GİYİNEBİLME, GÖRÜNEBİLME, GÜVENEBİLME, İĞRENEBİLME, İŞLENEBİLİR, Devamını Oku »»
BİNEBİLMEK, DENEBİLMEK, DİNEBİLMEK, DÖNEBİLMEK, EDİNEBİLME, KARANEBİLİ, ÖDENEBİLİR, ÖVÜNEBİLME, SAYRANNEBİ, SİĞNEBİTTİ, YENEBİLMEK
ECNEBİLİK, AYDIHNEBİ, BİNEBİLME, DENEBİLME, DİNEBİLME, DÖNEBİLME, EYYÜPNEBİ, İNEBİLMEK, SİNEBİDİK, TAHANNEBİ, YENEBİLME
İNEBİLME, NEBİHOCA, NEBİOĞLU, NEBİŞEYH, SİĞNEBİT
GÖKNEBİ, NEBİKÖY, NEBİLER, SİNEBİT, TERNEBİ, ZİNEBİT
ECNEBİ, EJNEBİ, ERNEBİ, NEBİHE, NEBİLE, NEBİYE
NEBİH, NEBİL
NEBİ
NEBİ
Kendisine kitap indirilmemiş peygamber.
KUVVETLENEBİLMEK
Kuvvetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ARŞİVLENEBİLMEK
Arşive koyulma olasılığı bulunmak.
BETİMLENEBİLMEK
Betimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BESTELENEBİLMEK
Bestelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİÇİMLENEBİLMEK
Biçimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİLİNÇLENEBİLMEK
Bilinçlenme imkânı veya olasılığı bulunmak, şuurlanabilmek.
BİLGİLENEBİLMEK
Bilgilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BELGELENEBİLMEK
Belgelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DESTEKLENEBİLMEK
Desteklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BELİTLENEBİLİRLİK
Belitlenebilen kuram.
BEREKETLENEBİLME
Bereketlenebilmek işi.
DİZGİNLENEBİLMEK
Dizginlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ENDİŞELENEBİLMEK
Endişelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİLİNÇLENEBİLME
Bilinçlenebilmek işi, şuurlanabilme.
BEREKETLENEBİLMEK
Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRELİLİK
Var olabilmek veya belirlenebilmek için bağıntı yolu ile başka bir şeye bağlı bulunma durumu, bağıntılılık, izafilik, izafiyet.
EK
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.
GENSORU
Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah.
BÖLÜNEBİLME
Bölünebilmek işi. Kalansız bölünür olma durumu.
DAVRANIŞ
Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
HÜLLE
Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi.
BABAYİĞİT
Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
GÜVENİLİRLİK
Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): "Her insan güler" evrilir bir önerme sayılır çünkü "her gülen insandır" yargısı yanlış olmaz. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen (film).
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
GÜNEYBALIĞI
Güney yarım kürede gözlenebilen bir takımyıldızın adı.
HİNDİBA
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).
GÖBELEK
Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
BASKÜL
Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.
HAZIRLAMAK
Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek. Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek. Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek. Alıştırmak. Bir maddeyi elde etmek. Sebep olmak, yol açmak. Önceden düzenlemek. Önlem almak, sağlamak.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.