Kelimeler arşivinde; içinde "mel" olan, toplam 759 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜKEMMELİYETÇİLİK, MÜKEMMELLEŞEBİLME, MÜKEMMELLEŞTİRMEK, TEMELLENDİREBİLME
DEĞERLENDİRMELİK, GAMMELOSTPEYNİRİ, MÜKEMMELLEŞTİRME
KADEMELENDİRMEK, ÇELMELEYEBİLMEK, MELENDEREAYVASI, METİLMELAMİNLER, TRİKLOROMELAMİN
HANIMELİGİLLER, MELEZLEŞTİRMEK, TEMELLENDİRMEK, TEMELLEŞTİRMEK, ABALIMEMELİLER, AŞAĞIDÖŞEMELER, ÇELMELEYEBİLME, ENAMELOBLASTUS, İLKELMEMELİLER, KADEMELENDİRME, KARAMELİZASYON, MELANEFİDROZİS, MÜKEMMELİYETÇİ, MÜKEMMELLEŞMEK, PSÖDOMELANOZİS, YILDIRIMELÖREN
MELEZLEŞTİRME, TEMELLENDİRME, TEMELLEŞTİRME, ÇAYIRMELİKESİ, BÖLMELENDİRİM, ÇİFTEÇEŞMELER, DÜŞÜNDÜRMELİK, MAHKEMELEŞMEK, MÜKEMMELLEŞME, YUKARIDÜRMELİ
AMELİYATHANE, ÇEĞMELLENMEK, KADEMELENMEK, KEKEMELEŞMEK, KELİMELEŞMEK, MAHKEMELEŞME, MÜKEMMELİYET, PEKİŞTİRMELİ, AKROMELANİZM, AŞAĞIDÜRMELİ, ÇEŞMELİSEBİL, ÇÖMELEBİLMEK, ÇÖMELİVERMEK, DÜRTMELEMEYH, KARAMELLEŞME, KURTÇÖMELTEN, LAMELLİPODYA, MELANİNLEŞME, MELEKŞESOLAK, MELEMETLEMEK, MELEMİRLEMEK, MELENGESTROL, MEMELİKISKAÇ, MENDİLİMELEK, ÖĞRENCİMELİG, RUMELİFENERİ, SÜRMELİYANIŞ, SÜTHÖŞMELİMİ
BETİMLEMELİ, BÜTÜNLEMELİ, ÇEĞMELLENME, ÇELMELENMEK, ÇÖZÜMLEMELİ, DÜĞMELENMEK, ELEŞTİRMELİ, GÖSTERMELİK, HELMELENMEK, KADEMELEMEK, KADEMELENME, KEKEMELEŞME, MELEZLEŞMEK, MÜKEMMELLİK, SÜRMELENMEK, TEKMELENMEK, TEMELLENMEK, TEMELLEŞMEK, TEMELSİZLİK, BENZETMELİK, CİMCİMELİYH, ÇERMELENMEK, ÇÖMELEBİLME, ÇÖMELİVERME, ÇÖMELTİLMEK, DİNLENMELİK, DÜŞÜNCEMELİ, GÖNDERMELİK, GÖZDEĞMELİK, HELMELEŞMEK, Devamını Oku »»
ADEMELMASI, AMELİYATLI, BESLEMELİK, BESMELESİZ, ÇELMELEMEK, DÜĞMELEMEK, KÜMELEŞMEK, MAHKEMELİK, MELANKOLİK, MELEZLEMEK, MELEZLEŞME, MUHTEMELEN, MÜKEMMELEN, RİMELLEMEK, SEMELEŞMEK, SÖZLEŞMELİ, SÜRMELEMEK, SÜRMELENME, TEKMELEMEK, TEKMELENME, TEMELLENME, TEMELLEŞME, YELDİRMELİ, YİNELEMELİ, YÖNETMELİK, ABDÜLMELİK, AKDİKMELER, BELLEMELİK, BENZETMELİ, CİMCİMELİK, Devamını Oku »»
AKSÜLAMEL, ALLAMELİK, BEKLEMELİ, ÇEKİŞMELİ, ÇELİŞMELİ, ÇELMELEME, ÇÖMELTMEK, DÖŞEMELİK, DÜĞMELEME, GECİKMELİ, HADEMELİK, KEKEMELİK, KÜMELEMEK, KÜMELENİŞ, KÜMELENME, KÜMELEŞİM, KÜMELEŞME, MAHKEMELİ, MAKROMELİ, MELANKOLİ, MELANURYA, MELEZLEME, MELİKGAZİ, MEMELİLER, PEPEMELİK, RİMELLEME, SEMELEŞME, SÜRMELEME, TEKMELEME, YÖNELMELİ, Devamını Oku »»
AMELELİK, AMELİYAT, BEZEMELİ, ÇEKMELİK, ÇÖMELMEK, ÇÖMELTME, DİKMELİK, DÖŞEMELİ, DÖVMELİK, EKLEMELİ, EŞLEMELİ, GEÇMELİK, GİRMELİK, HANIMELİ, İŞLEMELİ, KADEMELİ, KAİMELİK, KARAMELA, KAYMELİK, KESMELİK, KÜMELEME, MARMELAT, MELEŞMEK, MELEZLİK, MELFUFEN, MELODRAM, MUAMELAT, MUHTEMEL, MÜKEMMEL, MÜSTAMEL, Devamını Oku »»
AMELİYE, BESMELE, BEŞAMEL, BÖLMELİ, ÇEKMELİ, ÇİZMELİ, ÇÖMELİŞ, ÇÖMELME, DÖNMELİ, DÜĞMELİ, GEÇMELİ, HÜZMELİ, KALOMEL, KAMELYA, LAMELİF, MAMELEK, MELAİKE, MELANET, MELANİT, MELEMEK, MELEŞME, MELİNİT, MELODİK, MUAMELE, NAĞMELİ, ÖDEMELİ, RİMELLİ, SEÇMELİ, SÜRMELİ, TEMELLİ, Devamını Oku »»
ÇAMELİ, ÇEĞMEL, FORMEL, İNMELİ, KÜMELİ, MELEKE, MELEME, MELFUF, MELHUZ, MELİKE, MELİSA, MELODİ, MELTEM, MEMELİ, MÜCMEL, MÜHMEL, ALUMEL, BİTMEL, CÖHMEL, CÜMELE, ÇAĞMEL, ÇEYMEL, ÇÖĞMEL, ÇÖYMEL, DEMELİ, DİMELÜ, DÖĞMEL, DÖKMEL, DÖVMEL, EMELEK, Devamını Oku »»
AMELE, HAMEL, LAMEL, MELAL, MELAS, MELCE, MELEK, MELES, MELEZ, MELİK, MELON, MELUL, MELUN, REMEL, RİMEL, TEMEL, TÜMEL, ÇEMEL, DEMEL, ECMEL, EĞMEL, EKMEL, EMELE, EMMEL, HIMEL, IZMEL, KÜMEL, MAMEL, MELAN, MELBE, Devamını Oku »»
AMEL, EMEL, MELE, MELİ, ÖMEL
MEL
MEL
Çapa.
ÇELMELEYEBİLMEK
Çelmeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
MÜKEMMELLEŞTİRMEK
Mükemmel duruma getirmek.
KADEMELENDİRMEK
Kademeli duruma getirmek.
DEĞERLENDİRMELİK
Yeniden yol yapımı, önündeki yolun asfaltlanması ve benzeri nedenlerle değerleri arttırılmış olan binalardan alınan vergi.
MÜKEMMELLEŞEBİLME
Mükemmelleşebilmek işi.
HANIMELİGİLLER
İki çeneklilerden, örneği hanımeli olan bir bitki familyası.
METİLMELAMİNLER
Alkilleyici ilaç gruplarından birisi.
MÜKEMMELİYETÇİLİK
Mükemmeliyetçi olma durumu. Hayatta en önemli amacın ahlaki olgunluğa erişmek olduğunu savunan kuram.
MELEZLEŞTİRMEK
Melez duruma getirmek.
MELENDEREAYVASI
Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva.
TEMELLENDİREBİLME
Temellendirebilmek işi veya durumu.
GAMMELOSTPEYNİRİ
Geleneksel olarak üretilen ve karakteristik bir kokuya sahip olan eski İskandinavya peyniri, Gamalost peyniri, Gammalost peyniri.
TEMELLENDİRMEK
Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.
TRİKLOROMELAMİN
Formülü NC(NHCl)NC(NHCl)NC(NHCl), doygun sulu çözeltisindeki pH değeri 4, kendiliğinden tutuşma sıcaklığı 160 °C olan, yangın tehlikesi bulunan, organik reaktif malzemelerle temasında ani olarak tutuşan, suda ve buzlu asetik asitde az çözünen, karbontetraklorür ve benzende çözünmeyen, sağlığa az zararlı, beyaz ince bir toz madde.
MÜKEMMELLEŞTİRME
Mükemmelleştirmek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AMELELİK
Amele olma durumu.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
AGLÜTİNASYON
Kümeleşim.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.