İçinde MAKAS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "makas" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde makas bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu makas ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında makas olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEYRELTMEMAKASI

13 harfli kelimeler

TIRTIRLIMAKAS

12 harfli kelimeler

TARAKLIMAKAS

11 harfli kelimeler

MAKASLANMAK

10 harfli kelimeler

MAKASÇILIK, MAKASLAMAK, MAKASLANMA, SOBAMAKASI, HALIMAKASI, KOLLUMAKAS, MAKASALANI

9 harfli kelimeler

MAKASLAMA

8 harfli kelimeler

ELMAKASI, MAKASSIZ, MAKASKAR, MAKASTAR

7 harfli kelimeler

MAKASLI, MAKASÇI

5 harfli kelimeler

MAKAS

Bazı kelimelerin anlamları

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

MAKASLANMAK

Makas almak işine konu olmak. Kesilmek.

MAKASLAMAK

Makasla kesmek. Makas almak. Yazı, film vb.ni sansür amaçlı kısaltmak, kesmek.

TIRTIRLIMAKAS

Deriyi süs yaparak kesen makas. (Aksaray Niğde).

MAKASALANI

Kütahya kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

MAKASÇILIK

Makasçının görevi. Basında başka gazetelerdeki haberleri kesip olduğu gibi aktarma işi.

MAKASSIZ

Makası olmayan.

MAKASLAMA

Makaslamak işi. Çaprazlama.

ELMAKASI

Demir kesen makas.

MAKASKAR

Kâğıt oymacılığı ile uğraşan kimse, oymacı, kesme ve oyma sanatı ile uğraşan kimse.

SOBAMAKASI

Sobacıların saç kesmek için kullandıkları makas. (Güdül Ankara).

KOLLUMAKAS

Demircilerin saç kesme makası. (Bor Niğde).

MAKASLANMA

Makaslanmak işi.

HALIMAKASI

Düğüm iplerini kesmekte kullanılan özel makas. (Gönen Isparta).

SEYRELTMEMAKASI

Dişli berber makası. (Bursa).

TARAKLIMAKAS

Dişli berber makası. (Bursa; Aksaray Niğde).

  -   -   -  

Anlamında MAKAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAKAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KESİLMEK

Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.

ALTGERGİ

(Mimarlık) Çatımakası üçgeninde iki üstbaşlığı alttan birbirine bağlayan kuşak. a. bk. çatı makası, üstbaşlık, mertek, payanda.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

BASBAS

Çatılarda makas ağaçlarının konulduğu dikme. Acele yürüyüş. Bel'in ayakla basılan kısmı. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana).

MAKASTAR

Kumaş biçen, prova yapan, parçaları patrona göre ayarlayan, iş dağıtımını yapan usta, makasçı.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

BAĞKESEN

Makaslı böcek.

MAÇUNA

İslimle çalışan ağırlık kaldırma makası.

ACAĞACI

At arabasında ön takım makaslarını birbirine bağlayan üstü demirli ağaç. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak).

KESME

Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

BOBA

Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: (

DİRSEK

Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.

LANGUST

Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris).

BUBA

Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. Baba, karşılığı buva. Baba, bk. bube.

SINDI

Makas.

MAKASLI

Makası olan.

KIRKI

Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.

YEREŞEĞİ

Makaslı böcek.

ÇITLATMAK

Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak. Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek. Antep fıstığının kabuğunu aralamak. İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek.

MAKASÇI

Makas yapan ya da satan kimse. Makastar. Demir yollarında makasları açıp kapayarak trenlere yol veren görevli.