İçinde MAK geçen 5 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mak" olan 5 harfli toplam 110 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde mak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu mak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YİMAK

Yığmak.

ULMAK

Çürümek, ezilmek, kokmak. İncelip kırılmak, eskiyip üzülmek, parçalanmak. Bozulmak, çürümek, kokmak. Yaralanmak, deri çürümek. Kumaş ve benzerleri nesneler incelmek, eskimek. Olmak (bk. olmak). Olmak. Çürümek.

MAKAL

Bir tarım aracı, çapa. Bir çeşit kuş. Söz, lakırtı. Söyleme, söyleyiş.

TAMAK

Hafif ve yumuşak bir çeşit ayakkabı, mest. Tanık. 1.Gerdan. 2.Boğaz. Üst damak, damak. Damak.

MAKAT

Kıç. Anüs. Minderli alçak sedir. Minder yüzü, minderin üzerine yayılan kumaş.

İŞMAK

Eski türkçe içmek: içmek.

OZMAK

Büyümek, yükselmek, büyük adam olmak. Öne geçmek, yarışı kazanmak. İndirmek.

ÇIMAK

Bit öldüren zehirli bir ot. Tırmalama sonucu deri üzerinde açılan yara, bere. Çıkmak.

IRMAK

Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.

DOMAK

Ocağa konulan ana kütük. Doğmak.

SAMAK

Aptal, sersem, budala. Bölge, mahalle. Dut büyüklüğünde, ekşi, kırmızı bir çeşit meyve. Ayakkabı boyası elde edilen bir çeşit ot. Çalgılı, yemekli eğlence. Sağmak. Sarmak.

PUMAK

Şişman.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

YEMAK

Yemek.

POMAK

Rumeli'de Bulgarca konuşan bir Türk ve Müslüman topluluğu.

UYMAK

Ölçüleri birbirini tutmak. Uygun düşmek, münasip olmak. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Bağlı kalmak, tabi olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek.

UDMAK

Oyunda, kumarda kazanmak. Yutmak, kazanmak.

UKMAK

Tasalanmak.

ETMAK

Ekmek.

AVMAK

Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek. Anmak. Defetmek, kovmak.