İçinde LUĞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "luğ" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde luğ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu luğ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında luğ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SIYIRDIMOLUĞU, DEĞİRMENOLUĞU

12 harfli kelimeler

TUYLUMLUĞUNA, ÇOBANTUZLUĞU, BELSOĞUKLUĞU, KADINTUZLUĞU

11 harfli kelimeler

TOSBASOLUĞU, ARKUNLUĞİLE

10 harfli kelimeler

SOLUĞANLAR, KAVALOLUĞU, KAVAKOLUĞU, KARANKULUĞ, İSENKUTLUĞ, DUMANOLUĞU, DİŞBOŞLUĞU, DENİZOLUĞU, SOLUĞANLIK, BOĞAZOLUĞU, AHMETOLUĞU

9 harfli kelimeler

ULUĞLAMAK, SUCULLUĞU, EVKUTLUĞU, OYÇOKLUĞU, SUÇULLUĞU

8 harfli kelimeler

BUZLUĞAN, MUŞTULUĞ, ŞIRLUĞAN, SULULUĞU, SÜLUĞOTU, KUŞLUĞAN, GAVLUĞAN, ERENULUĞ, KUŞLUĞUN

7 harfli kelimeler

SUOLUĞU, SOLUĞAN, KALUĞAN, SULUĞAN, PAŞALUĞ, ULUĞBEY, BABALUĞ

6 harfli kelimeler

DARLUĞ, ULUĞSA, BOLLUĞ, MUTLUĞ, KAVLUĞ

5 harfli kelimeler

TULUĞ, YULUĞ, SULUĞ, LUĞAP, ÇOLUĞ, CULUĞ, BÜLUĞ

4 harfli kelimeler

LUĞE, ULUĞ, ALUĞ

3 harfli kelimeler

LUĞ

Bazı kelimelerin anlamları

LUĞ

Selin, akarsuyun getirdiği ince çamur, tortu, birikinti.

İSENKUTLUĞ

Esenlikte ve uğurlu olan.

DİŞBOŞLUĞU

Testerede iki diş arasında kalan, içine talaş dolan açıklık.

KARANKULUĞ

Karanlık.

KAVALOLUĞU

Amasya şehri, Destek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SOLUĞANLAR

Kütahya şehrinde, Tavşanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOSBASOLUĞU

Azıcık dinlenme.

BELSOĞUKLUĞU

Üreme organlarının akıntılı ve bulaşıcı bir hastalığı.

DEĞİRMENOLUĞU

Ağrı ili, Eleşkirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TUYLUMLUĞUNA

Uluorta, gelişigüzel, bilir bilmez.

ÇOBANTUZLUĞU

Sarıçalı.

DUMANOLUĞU

Gümüşhane ili, Şiran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KADINTUZLUĞU

Sarıçalı.

ARKUNLUĞİLE

Yavaşça.

SIYIRDIMOLUĞU

Değirmen çarkına suyun gitmesini sağlayan tahta ya da saçtan oluk. Suyu değirmene ulaştıran oluk. (Köprü Şarkikaraağa, Körküler Yalvaç Isparta; Mudurnu Bolu).

KAVAKOLUĞU

İçel şehrinde, Gülnar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında LUĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LUĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ALBATROS

Fırtına kuşugillerden, 1 metre uzunluğunda, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan iri bir tür kuş (Diomedea exulans).

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

ADIMLIK

Adım uzunluğunda olan.

AKKARINCALAR

Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALİMALLAH

Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.