Kelimeler arşivinde; içinde "lamla" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lamla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lamla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lamla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAĞLAMLAŞTIRILMAK, ANLAMLANDIRABİLME
SAĞLAMLAŞTIRILMA, ANLAMLANDIRILMAK
SELAMLAŞABİLMEK, ANLAMLANDIRILMA, SAĞLAMLAŞTIRMAK, ANLAMLANDIRILIŞ, SELAMLAYABİLMEK
SELAMLAYABİLME, İSLAMLAŞTIRMAK, SELAMLAŞABİLME, ANLAMLANDIRMAK, SAĞLAMLAŞTIRMA
PROGLAMLATMAK, İSLAMLAŞTIRMA, ANLAMLANDIRMA
SAĞLAMLANMAK, PROGLAMLATMA, SAĞLAMLAŞMAK
SAĞLAMLAMAK, İSLAMLAŞMAK, SELAMLANMAK, SAĞLAMLAŞMA, SELAMLAŞMAK
SELAMLANMA, ULAMLATMAK, SELAMLAYIŞ, USLAMLAMAK, İSLAMLAŞMA, SELAMLAŞMA, SELAMLAMAK, SAĞLAMLAMA
DOLAMLAMA, USLAMLAMA, SELAMLAMA
SELAMLAR, İSLAMLAR
LAMLA
LAMLA
Durgun sularda yaşayan 3 mm. kalınlığında, 10 cm. uzunluğunda bir böcek.
ANLAMLANDIRMAK
Anlamını açıklamak. Anlam vermek, anlam kazandırmak.
ANLAMLANDIRILIŞ
Anlamlandırılma işi.
SAĞLAMLAŞTIRMA
Sağlamlaştırmak işi.
SELAMLAYABİLMEK
Selamlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAĞLAMLAŞTIRILMAK
Sağlam duruma getirilmek.
SELAMLAYABİLME
Selamlayabilmek işi.
ANLAMLANDIRILMA
Anlamlandırılmak işi.
SELAMLAŞABİLMEK
Selamlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ANLAMLANDIRABİLME
Anlamlandırabilmek işi.
ANLAMLANDIRILMAK
Anlamlandırma işine konu olmak.
SELAMLAŞABİLME
Selamlaşabilmek işi.
SAĞLAMLAŞTIRILMA
Sağlamlaştırılmak işi.
PROGLAMLATMAK
Proglamlama işini yaptırmak.
İSLAMLAŞTIRMAK
Birini Müslüman yapmak.
SAĞLAMLAŞTIRMAK
Sağlam bir duruma getirmek, pekiştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAMLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
BİLİR
"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AMENNA
"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
BERKİTME
Sağlamlaştırma, tahkim, takviye.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
BAKINDI
"Bak hele, olacak şey mi?" anlamlarında şaşma bildiren bir söz.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
BE
Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. Berilyum elementinin simgesi. "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü.
ANLAMLANDIRMA
Anlamlandırmak işi.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
BERKİTMEK
Sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ANLAMSAL
Anlamla ilgili, semantik.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
BERKİMEK
Sağlamlaşmak, güç kazanmak, pekişmek.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.