Kelimeler arşivinde; içinde "kıra" olan, toplam 204 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıra bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıra ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıra olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIRAATHANECİLİK
TAŞKIRANGİLLER, YUKARIKÜPKIRAN
YILDIRIMKIRAN, AŞAĞIKOÇKIRAN, AŞAĞIKÜPKIRAN, FIŞKIRABİLMEK, HAYKIRABİLMEK, HIÇKIRABİLMEK, KIRANÇİFTLİĞİ
KIRAATHANECİ, BAKTERİKIRAN, ZARARLIKIRAN, AŞAĞIKIRATLI, FIŞKIRABİLME, HAYKIRABİLME, HIÇKIRABİLME, KIRANBAŞALAN, KIRANHARMANI, KIRANIŞIKLAR, KURTÇUKKIRAN, SERPENEKIRAN, TAPKIRANKALE
FINDIKKIRAN, KERVANKIRAN, KIRAÇLAŞMAK, ASALAKKIRAN, KIRAHMETLER, KIRANYAĞMUR, KUSKUNKIRAN, NAHIRKIRACI, SEPENEKIRAN, TEKKEKIRANI, ZİNCİRKIRAN
BACAKKIRAN, DALGAKIRAN, EVCİKKIRAN, FİLİZKIRAN, KIRAATHANE, SABANKIRAN, SAHİPKIRAN, KAYIŞKIRAN, BÜYÜKKIRAN, CAKKIRAMAK, CAMUSKIRAN, ÇAKKIRAMAK, ÇANAKKIRAN, DEMİRKIRAN, GAKKIRAMAK, GÖKÇEKIRAN, KEŞİŞKIRAN, KIRABİLMEK, KIRAÇLAŞMA, KIRALANMAK, KIRANBOĞAZ, KIRANKIŞLA, KIRANLIKOZ, KIRANNAMAK, KIRATSAMAK, KIRTIKIRAN, KOBAŞKIRAN, KOYUNKIRAN, KÜÇÜKKIRAN, NAHIRKIRAN, Devamını Oku »»
PİREKIRAN, BOZKIRAĞI, ÇAKIRALAN, ÇİFTKIRAN, DANAKIRAN, DİSKIRASİ, EĞERKIRAN, EVCİKIRAN, FIKIRADAK, FIKIRAMAK, HAKIRAMAK, IKIRANMAK, KARAKIRAN, KEÇİKIRAN, KIRABİLME, KIRAÇBAĞI, KIRAÇGÜLÜ, KIRAÇTEPE, KIRALTMAK, KIRANALAN, KIRANARDI, KIRANDAMI, KIRANDİBİ, KIRANŞEYH, KIRANTEPE, KIRATBÜKÜ, KUZUKIRAN, SAKIRAMAK, ŞAKIRADAK, TAKIRAMAK, Devamını Oku »»
BUZKIRAN, DALKIRAN, KILKIRAN, KIRAÇLIK, KIRAĞILI, KIRATLIK, MALKIRAN, SAÇKIRAN, TAŞKIRAN, YELKIRAN, AKIRAZGI, ARIKIRAN, BUZKIRAK, ÇAKIRAĞA, ÇAKIRALA, ÇALKIRAN, FIŞKIRAK, FIŞKIRAN, HAYKIRAN, KIRAÇKÖY, KIRAÇLAR, KIRAÇOBA, KIRALLIK, KIRALMAK, KIRAMİSE, KIRANALP, KIRANBIĞ, KIRANCIK, KIRANKÖY, KIRANLAR, Devamını Oku »»
İNKIRAZ, KIRACAK, KIRANTA, AKIRABA, AKKIRAÇ, ATKIRAN, AVKIRAK, BUZKIRA, ERKIRAL, HAKIRAK, HANKIRA, ISKIRAN, İSKIRAN, KIRAĞAN, KIRAĞLI, KIRALAN, KIRALTI, KIRAMAN, KIRAMIK, KIRANER, KIRANLI, KIRARTI, KIRATLI, KIRAVAŞ, KIRAVAT, KIRAVGA, KIRAVKA, PIZKIRA, TAKIRAK, TIKIRAK
KIRAAT, KIRAĞI, AKIRAP, AKIRAZ, HAKIRA, KIRAGI, KIRALI, KIRALP, KIRANK, KIRATA, KIRAVU, NAKIRA
KIRAÇ, KIRAN, KIRAT, KIRAY, KIRAĞ, KIRAH, KIRAK, KIRAL, KIRAM, KIRAS, KIRAŞ, KIRAV
KIRA
KIRA
Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç.
YILDIRIMKIRAN
Yıldırımsavar.
HAYKIRABİLMEK
Haykırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIRANÇİFTLİĞİ
Manisa şehri, Üçpınar nahiyesine bağlı bir bölge.
AŞAĞIKIRATLI
Batman kenti, Bekirhan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BAKTERİKIRAN
Canlıların vücudunda veya laboratuvar deneylerinde bakterileri fiziksel, kimyasal etkiyle öldüren (etken), bakterisit.
AŞAĞIKOÇKIRAN
Van ilinde, Dorutay nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TAŞKIRANGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, örnek bitkisi taşkıran otu olan bir familya.
KIRAATHANECİ
Kıraathane işleten kimse.
FIŞKIRABİLMEK
Fışkırma olasılığı bulunmak.
KIRAATHANECİLİK
Kıraathanecinin yaptığı iş.
HIÇKIRABİLMEK
Hıçkırma olasılığı bulunmak.
FIŞKIRABİLME
Fışkırabilmek işi.
YUKARIKÜPKIRAN
Ağrı ilinde, Murat nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAĞIKÜPKIRAN
Ağrı kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ZARARLIKIRAN
Bitkilerin sağlıklı biçimde gelişmelerini engelleyen böcek, kurt vb. canlıları yok eden tarım ilacı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRAN
Kırma işini yapan (kimse). Dağ sırtı, tepe, bayır. Kıyı, kenar, çevre, uç. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. Kıraç toprak.
KAHVE
Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
KILKIRAN
Saçkıran.
FUL
Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Casmin sambac). Poker oyununda eldeki beş kâğıttan üçünün aynı renk veya biçimde, ikisinin başka bir renk veya biçimde olması durumu. Küçük taneli bir tür bakla.
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran, şev.
KIRATLIK
Herhangi bir kırat değerinde olan (taş). Herhangi bir nitelikte, değerde olan.
KIRAÇLAŞMAK
Kıraç duruma gelmek, verimsizleşmek.
KIRAĞILI
Kırağısı olan.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
FIŞKIRTI
Fışkıran bir şeyin çıkardığı sesin adı.
HÜNGÜRDEMEK
Yüksek sesle ve hıçkırarak ağlamak.
BATMA
Batmak işi. Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi. İflas etme. Yok olma, inkıraz. Yıkılma, çökme.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
GÜR
Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.
KIRAÇLIK
Kıraç yer.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
BAKTERİSİT
Bakterikıran.
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.