Kelimeler arşivinde; içinde "köprü" olan, toplam 70 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köprü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu köprü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köprü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MADENKÖPRÜBAŞI
ZİNCİRLİKÖPRÜ, DEĞİRMENKÖPRÜ, EFENDİKÖPRÜSÜ
YENİTAŞKÖPRÜ, KÖPRÜMAHMUZU, TANRIKÖPRÜSÜ
KÖPRÜKBACAK, BEYLİKKÖPRÜ, KÖPRÜLENMEK
KÖPRÜCÜLER, KEMERKÖPRÜ, KESİKKÖPRÜ, KESMEKÖPRÜ, DEMİRKÖPRÜ, KÖPRÜHİSAR, KÖPRÜGÖREN, ÇİFTİKÖPRÜ, ÇİFTEKÖPRÜ, ÇINARKÖPRÜ, ÇATALKÖPRÜ, BOĞAZKÖPRÜ, ÇAYIRKÖPRÜ, KÖPRÜCÜLÜK, VAKIFKÖPRÜ, VEZİRKÖPRÜ, KÖPRÜLENİŞ, TAHTAKÖPRÜ, KÖPRÜLENME
KOCAKÖPRÜ, KÖPRÜDERE, YENİKÖPRÜ, KÖPRÜGÖZÜ, KÖPRÜLEME, KÖPRÜÖREN, KÖPRÜÜSTÜ, KURUKÖPRÜ, KÖPRÜYOLU, KÖPRÜYANI, KÖPRÜYAKA, KÖPRÜBAŞI, KÖPRÜALAN, KÖPRÜAĞZI, KAYAKÖPRÜ, KARAKÖPRÜ, UZUNKÖPRÜ, AĞAÇKÖPRÜ, HACIKÖPRÜ
DARKÖPRÜ, YOLKÖPRÜ, KÖPRÜCÜK, KÖPRÜKÖY, TAŞKÖPRÜ, KUMKÖPRÜ, BEŞKÖPRÜ, KÖPRÜCEK, GÖLKÖPRÜ, KÖPRÜOVA, İKİKÖPRÜ, KÖPRÜLÜK, KÖPRÜLER, KOÇKÖPRÜ, KÖPRÜÇAY
AKKÖPRÜ, ÖNKÖPRÜ, KÖPRÜLÜ, ÜÇKÖPRÜ, KÖPRÜCÜ
KÖPRÜK
KÖPRÜ
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
YENİTAŞKÖPRÜ
Düzce kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EFENDİKÖPRÜSÜ
Kütahya şehrinde, Çavdarhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TANRIKÖPRÜSÜ
Gökkuşağı.
ZİNCİRLİKÖPRÜ
Rize şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖPRÜMAHMUZU
(Mimarlık) Köprü ayaklarında akıntıya karşı direnci arttırmak için yapılan, taşlarla beslenmiş ve gemi burnu biçimi verilmiş bölüm.
DEĞİRMENKÖPRÜ
Kars şehrinde, Arpaçay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DEMİRKÖPRÜ
Hatay şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Şarkışla belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KESİKKÖPRÜ
Ankara şehri, Balâ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kırşehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Rize ili, Pazar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat şehrinde, Saraykent belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KÖPRÜLENMEK
Köprülü duruma gelmek, köprüsü olmak.
MADENKÖPRÜBAŞI
Erzurum şehrinde, İspir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖPRÜKBACAK
Bir çeşit at.
BEYLİKKÖPRÜ
Ankara ilinde, Polatlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KESMEKÖPRÜ
Batman ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖPRÜCÜLER
Bolu kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KEMERKÖPRÜ
Artvin şehrinde, Arhavi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ili, Battalgazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van şehrinde, Muradiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖPRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GABARİ
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek. Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler. Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
GEÇEK
Çok geçilen yer, işlek yol. Küçük tahta köprü.
YAPI
Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
TABLİYE
Köprü yapımında ilk olarak yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm.
DUBA
Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı. İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra.
KÖPRÜCÜLÜK
Köprücünün yaptığı iş.
MÜHENDİS
İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.
TOMBAZ
Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton.
KÖPRÜCÜ
Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.
KÖPRÜLÜ
Köprüsü olan. İki bölümü bir köprü ile birbirine bağlanmış (yapı).
SIRAT
Sırat köprüsü. Yol.
BAYPAS
Köprüleme. Devre dışı.
VİYADÜK
Köprü yol.
KÖPRÜLENME
Köprülenmek işi.
KÖPRÜCÜK
Küçük köprü.
MAHMUZ
Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.
KÖPRÜLENİŞ
Köprülenme işi.
TUZLUK
İçine tuz konulan kap. Otlayan hayvanların tuz gereksinimini karşılamak üzere, öğütülmüş kaya tuzlarının, yağmurdan korunmasını ve hayvanların rahatça yararlanmasını sağlayan üstü kapalı yer. Atlarda gözün üstündeki, insanlarda köprücük kemiğinin ardındaki çukur yer.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.