İçinde KURLA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kurla" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kurla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kurla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kurla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÇUKURLANMAK, ÇUKURLAŞMAK, ÇUKURLATMAK, AVKURLANMAK, KONKURLAMAK

10 harfli kelimeler

ÇUKURLANMA, ÇUKURLAŞMA, ÇUKURLATMA, KUKURLAMAK

8 harfli kelimeler

KURLAĞAN

7 harfli kelimeler

OKURLAR

6 harfli kelimeler

KURLAK

5 harfli kelimeler

KURLA

Bazı kelimelerin anlamları

KURLA

Kere, kat, defa, derece.

ÇUKURLANMA

Çukurlanmak işi.

KUKURLAMAK

Kamburlanmak, eğilmek.

ÇUKURLANMAK

Çukur durumuna girmek veya çukurlu olmak.

ÇUKURLATMAK

Çukur durumuna getirmek veya çukurlu yapmak.

ÇUKURLAŞMA

Çukurlaşmak işi.

ÇUKURLAŞMAK

Çukur duruma gelmek.

KURLAĞAN

Etyaran.

KONKURLAMAK

Çok ihtiyarlamak : Ali dayı konkurlamış gayri.

OKURLAR

Tunceli ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KURLAK

Silâh, tuzak, kapan gibi kurulacak araçlar.

AVKURLANMAK

Kırılmak.

ÇUKURLATMA

Çukurlatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KURLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GASTRULA

Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.

GÖLLENMEK

Su, çukurlarda birikmek, gölcük olmak.

GÖZLEME

Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.

COPLAK

Arazi üzerindeki ufak çukurlar. Geniş yapraklı bir bitki. Sarp dağlarla çevrili vadi.

ÇÖKÜK

Çökmüş, çukurlaşmış, içeri çekilmiş.

YUMUŞAK

Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

EFEKTİF

Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.

YARINTI

Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.

BAĞLAYAN

Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

KASİS

Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek.

ŞALVAR

Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü.

COPUL

Arazi üzerindeki ufak çukurlar.

GİRDAP

Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.

COPLAN

Büyük, derin dere. Bataklık. Arazi üzerindeki ufak çukurlar. Sarp dağlarla çevrili vadi.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

ETYARAN

Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.

KROS

Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılmış olan koşu.

KİTAPLIK

Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

CUMBAK

Yağmur sularının biriktiği küçük çukurlar.

COBUK

Yeni palanlanacak at. Kısa boylu, zayıf at. Kuyruğunun ucundaki uzun kıllar kesilmiş at, eşek ve katır. Tatsız, biçimsiz. Çopur, çiçekbozuğu yüzlü. Arazi üzerindeki ufak çukurlar. Budanmış, kesilmiş.