Kelimeler arşivinde; içinde "koyu" olan, toplam 108 tane kelime bulunuyor. İçerisinde koyu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu koyu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında koyu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOYULAŞTIRABİLMEK, RAMBOUİLLETKOYUNU
CHOLİSTANİKOYUNU, KOYULAŞTIRABİLME
APENNİNEKOYUNU, PORTLANDKOYUNU, YUMRUKOYUNCUSU
KOYULAŞTIRICI, KOYULAŞTIRMAK, YUKARIKOYUNLU
KOYULAŞTIRMA, AŞAĞIKOYUNLU, BOVSKAKOYUNU, DORPERKOYUNU, KIZILKOYUNLU, KOYULABİLMEK, OSSİMİKOYUNU
KARAKOYUNLU, KOYUNGÖBEĞİ, AKÇAKOYUNLU, ALTAİKOYUNU, KOYULABİLME, KOYUNBACAĞI, KOYUNKIRTIK, KOYUNPINARI, RACKAKOYUNU, YUMRUKOYUNU
KOYULAŞMAK, KOYULHİSAR, KOYUNCULUK, KOYUVERMEK, BONDKOYUNU, KOYUNABDAL, KOYUNAĞILI, KOYUNBEYLİ, KOYUNCULAR, KOYUNGÜDEN, KOYUNHAMZA, KOYUNHİSAR, KOYUNKIRAN, KOYUNUŞAĞI, KOYUNYURDU, KOYUVİRMEK, LOHİKOYUNU, SIĞIRKOYUN, YÜZÜNKOYUN
KOYULAŞMA, KOYULTMAK, KOYUNGÖZÜ, KOYUNYÜNÜ, KOYUVERME, YÜZÜKOYUN, AKÇAKOYUN, AKKOYUNLU, KABAKOYUN, KARAKOYUN, KIRKKOYUN, KOYULTMAÇ, KOYUNALAN, KOYUNBABA, KOYUNCULU, KOYUNDERE, KOYUNGÖLÜ, KOYUNKAYA, KOYUNLUCA, KOYUNOĞLU, KOYUNÖREN, KOYUNTEPE, KOYUNYERİ, KOYUNYÜZÜ, KOYURTGAN, KOYURTMAÇ, KOYURTMAK, ŞEYHKOYUN, YÜZÜNKOYU
KOYULMAK, KOYULTMA, ALAKOYUN, ÇALKOYUN, HUKOYUNU, KARAKOYU, KOYUNELİ, KOYUNERİ, KOYUNEVİ, KOYUNKÖY, KOYUNLAR, KOYUNMAK, KOYUNOBA, KOYURMAK, KOYURTGA, KOYUTMAÇ, KOYUTMAK, MORKOYUN
HALKOYU, KOPKOYU, KOYULMA, KOYULUK, KOYUNCU, KOYUNTU, ALKOYUN, ELKOYUN, KOYUNLU, KOYURAK, ÖNKOYUT
KOYUN, KOYUT, KOYUK
KOYU
KOYU
Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).
CHOLİSTANİKOYUNU
Pakistan'da bulunan, kuyruğu ince-kısa, etçi yapağıcı özellikte, yapağı rengi beyaz, baş ve kulaklar ise siyah veya kahverengi renkte koyun ırkı.
RAMBOUİLLETKOYUNU
Fransa'da elde edilmiş, ancak bugün en çok Amerika da yetiştirilen, yapağı verim ve kalitesiyle birlikte erken gelişme ve etçilik özellikleri de iyi olan, etçi-yapağıcı tip olarak kabul edilen vücut beyaz, yüz ve bacaklar yapağıyla örtülü, koçları boynuzlu olan koyun ırkı.
KOYULAŞTIRABİLMEK
Koyulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOVSKAKOYUNU
İtalya sınırı yakınlarında kuzey batı Slovenya'da bulunan, küçük yapılı, sütleri peynir yapımında kullanılan, boynuzsuz, yapağı rengi çoğunlukla beyaz, ancak bazı hayvanlarda siyah veya kahverengi renk gözlenebilen, küçük kulakları tipik olan koyun ırkı.
YUKARIKOYUNLU
Artvin ilinde, Veliköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
PORTLANDKOYUNU
İngiltere'de seyrek bulunan ırklardan olan ve Dorset'in gelişiminde kullanılan, küçük yapılı, yüz ve bacaklarda yapağı bulunmayan, yapağı rengi sarımsı kahverengi, kuzular açık kırmızı renkte doğan ve yaşamlarının ilk birkaç ayında beyaz veya gri renkte yapağıya sahip olan, boynuzsuz koyun ırkı.
AŞAĞIKOYUNLU
Artvin şehri, Veliköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
APENNİNEKOYUNU
1970'lerde İtalya'da bulunmuş, yerli diğer İtalyan ırkları veya Bergamasca ve Ile de France gibi egzotik ırklarla melezlenmiş, öncelikli olarak et verimi için yetiştirilen, boynuzsuz, vücut rengi beyaz, yüzde ve bacaklarda yapağı bulunmayan, küçük veya orta boyutta sürüler hâlinde yetiştirilen koyun ırkı, Appenninica koyunu.
YUMRUKOYUNCUSU
Yumruklaşma sporunu yapan kişi.
KIZILKOYUNLU
Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KOYULAŞTIRICI
Koyulaştırma banyosunun temel kimyasal özdeği. (Genellikle amonyaktır).
DORPERKOYUNU
Güney Afrika'da bulunan, geliştirilmesinde Dorset Horn ve Blackheaded Persian koyunları kullanılmış olan, boynuzsuz, iyi vücut uzunluğu ve kısa yapağıya sahip, fertilitesi çok yüksek olan karakteristik özelliği başın siyah olması olan ancak beyaz da olabilen, eti için yetiştirilen koyun ırkı.
KOYULAŞTIRABİLME
Koyulaştırabilmek işi.
KOYULAŞTIRMA
Koyulaştırmak işi. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir film parçasının kimyasal işlemlerle güçlendirilmesi işi.
KOYULAŞTIRMAK
Koyu duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOYU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
ARGALİ
Yaban koyunu.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BARUDİ
Koyu gri renk. Bu renkte olan.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
BAŞÇI
İşçi başı. Çiğ veya pişmiş koyun, kuzu, sığır başı satan kimse.
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ARAP
Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.