İçinde KORUN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "korun" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde korun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu korun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında korun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KORUNULABİLMEK

13 harfli kelimeler

KORUNULABİLME, KORUNAKSIZLIK

12 harfli kelimeler

KORUNAKLILIK, KORUNABİLMEK

11 harfli kelimeler

KORUNAKLAMA, KORUNABİLME, ARAKORUNCAK

10 harfli kelimeler

KORUNULMAK, KORUNGALIK, KORUNAKSIZ

9 harfli kelimeler

KORUNUMLU, KORUNAKLI, KORUNULMA

8 harfli kelimeler

KORUNMAK, KORUNCAK

7 harfli kelimeler

KORUNUM, KORUNMA, KORUNGA, KORUNTU, KORUNUK, KORUNAK

6 harfli kelimeler

KORUNÇ, KORUNU

5 harfli kelimeler

KORUN

Bazı kelimelerin anlamları

KORUN

Üst derinin en dış tabakası.

KORUNABİLME

Korunabilmek işi.

KORUNULMA

Korunulmak işi.

ARAKORUNCAK

Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer.

KORUNABİLMEK

Korunma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KORUNULMAK

Korunma işi yapılmak.

KORUNULABİLMEK

Korunulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KORUNAKLILIK

Korunaklı olma durumu.

KORUNAKSIZ

Korunağı olmayan.

KORUNMAK

Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

KORUNAKSIZLIK

Korunaksız olma durumu.

KORUNULABİLME

Korunulabilmek işi.

KORUNUMLU

Mekanik enerjisini değişmez kılan (sistem).

KORUNAKLI

Korunağı olan.

KORUNGALIK

Tirfil tarlası.

KORUNAKLAMA

Filmlerin kısa ya da uzun sürede korunması, saklanması amacıyla, gerekli koşullara uygun yerlerde, özellikle korunaklarda bulundurulması, sınıflandırılması.

  -   -   -  

Anlamında KORUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KORUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

EMANET

Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia. Can, ruh. Bir kimse ile birine gönderilen şey. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.

DAVA

Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.

DEPO

Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

BOSTANCI

Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.

DEVELİK

Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm. Defne.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

DEHALET

Sığınma, korunma.

CİBİNLİK

Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.

DOKUNULMAZ

İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş. Hiçbir biçimde eleştirilemez.

GARD

Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum.

DAMACANA

Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.

GÖLGE

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.

BOYNUZ

Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

BARINMAK

Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

GİYMEK

Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

ANTREPO

Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.