İçinde KAZIMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kazıma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kazıma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kazıma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kazıma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAZIMA

Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

KAZIMAK

Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

ALKAZIMAK

Yıpranmak, zayıflamak, kuvvetten düşmek.

  -   -   -  

Anlamında KAZIMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAZIMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAZIYIŞ

Kazıma işi.

KAZITMAK

Kazıma işini yaptırmak.

ASTAM

Değirmen taşına uydurulan ve çark demirine geçirilen demir. Hamur teknesini kazımaya yarıyan demir.

KAZINTI

Kazıyarak çıkarılan parça. Kâğıtta kazıma izi.

ÇAMURLUK

Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.

ÇEĞEL

Çakıl, çakıl yığını. Çiftin çamurunu kazımak için yapılan demir. Giresun şehrinde, Tirebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KAZINMAK

Kendi kendini kazımak. Her tarafı iyice temizlemek. Kazıma işi yapılmak. Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak. Derisini kazır gibi kaşımak. Derisi yüzülürcesine tıraş olmak.

DIRIMAK

Kazımak, sıyırmak: Hamur teknesini dırıdım. Tarladaki ürünü tırmıkla toplamak, tırmıklamak.

KAZAĞI

Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç.

ÇAPLA

Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.

TIRNAKLAMAK

Tırmalamak. Tırnaklarını geçirerek yolmaya, kazımaya veya çekmeye çalışmak.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

TIRAŞLAMAK

Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.

ÇEGİ

Çiftin çamurunu kazımak için yapılan demir.

DERMABRAZYON

Deri üzerindeki benleri veya geçirilmiş lezyonun bıraktığı izi ortadan kaldırma amacıyla yapılan kazıma işlemi.

IŞKI

Deri, tahta kazımakta kullanılan, iki ucu saplı eğri bıçak.

ARETMEK

Tabaklıkta derilerin iç yüzünün etlerini bıçakla kazımak. Utanmak, haya etmek.

ÇÖNGE

Kısa boylu. Beceriksiz, uyuşuk. Yüzülmüş deride kalan et parçalarını kazımağa yarıyan demir aygıt. Tahta kullanan adamın başakları toplamak için ayağı ile taşıdığı çalı. Zayıf, kuvvetini kaybetmiş, vazifesini yapamaz hale gelmiş, küntleşmiş.

HAK

Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.

RASPALAMAK

Raspa kullanarak boyaları, pasları kazımak, pürüzleri gidermek veya iki yüzeyi birbirine yapıştırmak, oturtmak.