Kelimeler arşivinde; içinde "kap" olan 6 harfli toplam 80 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde kap bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Bunun yanında sonu kap ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kap olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
KAPIDA
Gelmek üzere.
KAPIKA
Güğüm.
KAPRİS
Geçici, düşüncesizce, değişken istek. Huysuzluk.
KAPENK
Bacadan soğuk girmemesini sağlayan ocak içindeki iple yatay ve dikey biçime getirilebilen tahta kapak.
KAPSAK
Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Çamaşır : Bugün kapsak astım.
KAPALI
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
KAPSAN
Kapsül.
KAPSAR
Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı.
MATKAP
Tahta, maden, beton vb. sert maddeler üzerinde delik açmaya yarayan alet, delik açma aleti, delgi.
KAPLİS
Kaplumbağa.
KAPIRA
Kapora, pey.
KAPİLÇ
Kaplumbağa.
KAPSİN
Kapsül.
KAPMAK
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.
KAPKIN
Uygun, düzenli : Eski tüfeğim pek kapkındı. Uygun, düzenli.
KAPLİÇ
Kaplumbağa.
MARKAP
Burnu kıvrık, arkası basılarak giyilen ayakkabı, yemeni.
KAPICI
Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse. Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı.
LİKAPA
Çalı.