İçinde KALIC geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kalıc" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalıc bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kalıc ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalıc olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KALIC

Arapça kökenli galıç: Orak.

KALICILIK

Kalıcı olma durumu. Tözün kendi bağımsızlığı içinde var olma biçimi, tözün var oluşunu sürdürmesi ilkesi, ayrılmazlık karşıtı. Mıknatıslayan etki kalktıktan sonra da mıknatıs olarak kalabilen cisimlerin özelliği.

KALICAK

Ordu şehrinde, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KALICI

Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.

  -   -   -  

Anlamında KALIC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALIC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VARLIK

Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

TEMELLEŞTİRMEK

Temel tutmasını, yerleşmesini sağlamak. Süreklilik kazandırmak, kalıcı bir duruma getirmek, temelli olmasını sağlamak.

ÖLMEZ

Ölümsüz, kalıcı olan. Çok dayanıklı, kolay eskimeyen.

MİHMAN

Konuk. Kalıcı.

KÖKLÜ

Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.

GEÇİCİ

Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

TETİR

Cevizin yeşil kabuğu ve yaprağı. Yeşil ceviz kabuğu, nar vb. bitkilerin bıraktığı kalıcı boya lekesi.

ŞAHESER

Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser. Değeri üstün olan, üstün nitelikli.

GİDİCİ

Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı. Ölmek üzere olan. Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan.

BEKA

Kalıcılık, ölmezlik.

KALIMLI

Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar.

TEMELLEŞMEK

Temel tutmak, yerleşmek. Sürekli ve kalıcı bir duruma girmek.

PAYİDAR

Kalıcı, sonsuza kadar yaşayacak olan.

TEMELLİ

Herhangi bir nitelikte temeli olan. Büsbütün, tamamen. Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî. (te'melli) Sürekli olarak.

TEMELLENDİRMEK

Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.

AYRILMAZLIK

Özelliklerin, kendilerini taşıyan nesnelerle, ilineklerin tözle bağlantısı, kalıcılık karşıtı.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

NAKŞETMEK

Süslemek, bezemek, nakış yapmak. Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, işlemek.

KALIMSIZ

Kalımlı olmayan, kalıcı olmayan, yok olacak, fâni.

SÜREKLİ

Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.