Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalık" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kalık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAMBAŞKALIK, ALATURKALIK
KULUÇKALIK
ANTİKALIK, YALAKALIK, DAKİKALIK, VESİKALIK
ŞAPKALIK, KIRKALIK, KANKALIK, HAVKALIK, HALKALIK, YUFKALIK, SISKALIK, LAÇKALIK, BAŞKALIK
YAKALIK, SAKALIK, ÇUKALIK, OKKALIK, DUKALIK, ARKALIK, YUKALIK
KALIK
KALIK
Kalmış, artmış. Evlenme çağı geçmiş, evde kalmış (kız). Eskimiş. Eksik, noksan.
DAKİKALIK
Belli bir dakika süresince yapılan veya olan.
ANTİKALIK
Tuhaflık.
YALAKALIK
Dalkavukluk. Sürtüklük.
ALATURKALIK
Alaturka olma durumu.
KIRKALIK
Ekin bitmeyen kıraç yer.
VESİKALIK
Vesikalık fotoğraf. Vesika için gerekli olan.
YUFKALIK
Az, kıt olma, sığlık. Yufka yapmak için ayrılmış olan.
KULUÇKALIK
Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.
ŞAPKALIK
Şapka koymaya yarayan şey veya yer. Şapka yapmaya elverişli.
HAVKALIK
Atılganlık. Gevezelik.
BAMBAŞKALIK
Bambaşka olma durumu.
HALKALIK
Kümeölçüm çözümlemesinde küme üyeleri arasında beliren tek uçlu çekim bağı.
LAÇKALIK
Laçka olma durumu.
SISKALIK
Sıska olma durumu.
KANKALIK
Kanka olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALKAVUKLUK
Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.
SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet. Vakit, zaman. Sayaç. Bir işin yapıldığı belli bir zaman.
FARK
Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans. Çıkarma işleminin sonucu. Ayrım.
ARIKLIK
Zayıflık, sıskalık.
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
FARKLILIK
Farklı olma durumu, ayrımlılık, başkalık. Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik.
KULUÇKAHANE
Kuluçkalık.
ARKALIÇ
Arkalık.
MÜBAYENET
Ayrılık, başkalık. Karşıtlık, uyuşmazlık.
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
EŞİTLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.
SEDİR
Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan. Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus).
PUF
Arkalıksız, alçak, yumuşak, ayakları gözükmeyen oturacak. Kaba, kabartılmış, yumuşak minder. Bezginlik, usanç anlatan bir söz.
KALIKLIK
Eksiklik, noksanlık. Kalık olma durumu.
ÇEYREK
Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.
İSKEMLE
Arkalıksız sandalye. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.
SUCULUK
Sucunun yaptığı iş, sakalık.
ŞIPIDIK
Ökçesiz ve arkalıksız terlik veya pabuç, şıpşıp.
SANDALYE
Arkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası. Makam, koltuk, mevki.