İçinde KADEH geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kadeh" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kadeh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kadeh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kadeh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KADEH

Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

KADEHÇİK

Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.

KADEHDAŞLIK

Kadehdaş olma durumu.

KADEHDAŞ

Birlikte içki içenlerin her biri.

PUSLUKADEH

Gökkuşağı.

  -   -   -  

Anlamında KADEH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KADEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GADEH

Kadeh.

LALE

Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

BODİRİ

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Küçük konyak kadehi.

KALİSES

Çanak, kadeh, kap.

KALİKULUS

Çanakçık, kadehçik.

AYAĞ

Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.

KIF

Kadayıf dökmek için kullanılan süzgeçli tas. Kir, pislik : Çamaşır kıfı. Çaba. Ekin biçilmeden koparılmış tahıl başağı. İnsanın her şeyi hoş görür olduğu, elverişli durumu: Sen bunu alamazdın ya, bir kıfıma geldi. Kadeh, bardak.

KAYINGİLLER

İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.

PİYALE

Şarap bardağı, içki kadehi.

TOPAK

Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.

TOKA

Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

KANYA

Bardak. Şişe. Kadeh.

GADE

Kardeş. Kadeh. Yenge. Küçük su ya da çay bardağı. (İnönü Eskişehir).

GEDEH

Gocih'den bir yaş küçük, süt emen manda yavrusu. Arapça kökenli kadeh: kadeh.

TEK

Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

GOBLET

İçerisine dondurulmuş sperma içeren payetler yerleştirilerek sıvı azot içerisinde payetleri bir arada tutmaya ve saklamaya yarayan, kanisterler içerisine konan plastik kap veya kadeh. Kimi sert kenelerin stigmal yüzeyleri üzerindeki kimi işaretler.