Sonu KADEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kadem" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kadem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kadem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kadem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KADEM

Ayak. Uğur (I).

HOŞKADEM

Güzel ayaklı, uğurlu, kutlu.

HACIKADEM

Uşak ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ŞOMKADEM

Uğursuz.

SABİTKADEM

Süreklilik gösteren. Sözüne sadık, sözünü tutan ve yerine getiren.

  -   -   -  

Anlamında KADEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KADEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KADEMELENME

Kademelenmek durumu.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

KADEMELEMEK

Kademeli bir biçimde düzenlemek.

KADEMESİZ

Kademesi olmayan.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

DERECELİ

Derecesi olan. Derecelere ayrılmış, kademeli.

TUVALET

İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.

LİSANS

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

NÜFUZLU

Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli. Makamı yüksek, kademesi üst.

KADEMELENDİRMEK

Kademeli duruma getirmek.

MAİYET

Üst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler.

AKADEMİCİLİK

Akademici olma durumu.

DOKTOR

Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

KURMAY

Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).

AŞAMALI

Aşaması olan, kademeli.

KONUŞU

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

KADEMELENMEK

Kademeli duruma gelmek.

ÇIKIŞLI

Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun.