Kelimeler arşivinde; içinde "kaba" olan, toplam 243 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kaba bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kaba ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kaba olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HACIKABASAKALLAR
MÜTEFERRİKABAŞI
KABADAYILANMAK, BÜYÜKKABAKTEPE, KABADAYILAŞMAK, KABALDIZDİKENİ, KARASUKABAKLAR, KÜÇÜKKABAKTEPE, YARIMKABAKULAK, YUKARIYAKABAŞI
KABADAYILANMA, KABADAYILAŞMA, KABAHATSİZLİK, KABALAŞTIRMAK, ESKİKABASAKAL, KABALAKLANMAK, KABALAKLAŞMAK, KABARTABİLMEK, KABARTIVERMEK, KESTANEKABAĞI, POSTKABASAKAL
KABAHATLİLİK, KABALAŞTIRMA, KARAKABARCIK, KABAKÇEVLİĞİ, KABAKTEPELER, KABARABİLMEK, KABARIVERMEK, KABARTABİLME, KABARTIVERME, KARAKABAAĞAÇ
HOKKABAZLIK, KABADAYILIK, KABAKGİLLER, KABAKLAŞMAK, KABARECİLİK, ALİKABAKLAR, BÜYÜKKABACA, DULUNKABASI, KABAHAMIRLI, KABAKARMUDU, KABAKBOĞAZI, KABAKYANIŞI, KABALACILIK, KABALARSÖKÜ, KABANLANMAK, KABAORÜZĞAR, KABAÖLÜZGER, KABARABİLME, KABARCIKOTU, KABARIVERME, KABASAKALLI, KARAKABARIK, KÜÇÜKKABACA, SUSAKKABAĞI, TULUMKABASI, TULUNKABASI
KABADAYICA, KABAHATSİZ, KABALLAMAK, KABARCIKLI, KABARIKLIK, KABATASLAK, ACIKABALAK, KABABAŞLAK, KABACAAĞAÇ, KABACIOĞLU, KABAKKAĞNI, KABAKLAMAK, KABAKLAŞMA, KABAKUŞLUK, KABALAŞMAK, KABARLAMAK, KABARTLAMA, KABARTMALI, KABARÜZGAR, KAKKABARAK, KALLEKABAK, KASLANKABA, OTKABARTAN, ÜÇKABAAĞAÇ
KABABURUN, KABAHATLİ, KABAKLAMA, KABAKULAK, KABALAŞMA, KABALLAMA, KABARTICI, KABARTILI, KABARTMAK, ARKABAHÇE, ARKABAKIM, ARKABASAN, BALKABAĞI, BAŞIKABAK, DULUKKABA, DULUNKABA, HACIKABAK, KABAARMUT, KABACAGÖZ, KABACEVİZ, KABACIRIK, KABAÇAYIR, KABAÇINAR, KABAELDAŞ, KABAGELEN, KABAHIDIR, KABAHÖYÜK, KABAKDAĞI, KABAKDERE, KABAKLAYI, Devamını Oku »»
HOKKABAZ, KABADAYI, KABAKLIK, KABALACI, KABALİST, KABARALI, KABARCIK, KABARECİ, KABARMAK, KABARTMA, AKABACIK, ALAKABAK, CAKKABAK, DINKABAK, DİNKABAK, KABAAĞAÇ, KABACALI, KABAÇALI, KABAKAYA, KABAKİNİ, KABAKKÖY, KABAKLAR, KABAKÖRS, KABALAYI, KABALLUS, KABANİÇE, KABANKUÇ, KABANLAR, KABANLIK, KABAOĞLU, Devamını Oku »»
KABADÜZ, KABAHAT, KABAKÇI, KABALAK, KABALIK, KABARIK, KABARIŞ, KABARMA, KABARTI, KABAŞİŞ, KABATAŞ, AKKABAK, ANKABAK, ARKABAK, KABABEL, KABACAK, KABACIK, KABAÇAM, KABADAL, KABADİL, KABADUN, KABAGAR, KABAGÖZ, KABAĞAÇ, KABAHAR, KABAİTE, KABAKÇA, KABAKLI, KABAKOZ, KABAKÖY, Devamını Oku »»
KABACA, KABALA, KABANA, KABARA, KABARE, AKABAT, AKABAY, KABAAÇ, KABACI, KABALI, KABAMA, KABART
KABAK, KABAN, AKABA, KABAÇ, KABAG, KABAH, KABAL, KABAR, KABAŞ, KABAT
KABA
KABA
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
HACIKABASAKALLAR
Aydın kenti, Çine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARIMKABAKULAK
Tütünde görülen bir hastalık.
KABADAYILAŞMA
Kabadayılaşmak işi.
KABALDIZDİKENİ
Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki.
KABALAŞTIRMAK
Kaba bir duruma getirmek, kabalaşmasına sebep olmak.
KABAHATSİZLİK
Kabahatsiz olma durumu.
KABADAYILANMA
Kabadayılanmak işi.
KABADAYILAŞMAK
Kabadayı gibi davranmak, kabadayılık etmek.
BÜYÜKKABAKTEPE
Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÜÇÜKKABAKTEPE
Kayseri ili, Sarız belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ESKİKABASAKAL
Adana ilinde, Kozan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIYAKABAŞI
Tunceli ili, Pınarlar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KABADAYILANMAK
Kabadayılık etmek, kabadayı gibi davranmak.
KARASUKABAKLAR
Balıkesir şehrinde, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MÜTEFERRİKABAŞI
Saray müteferrikalarının başı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BARBARCA
Barbara özgü. (barba'rca) Kaba ve kırıcı bir davranışla, barbarcasına.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
BABALANMAK
Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.
BARUTLUK
Barut kabağı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
BIÇKIN
Külhanbeyi, kabadayı. Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur. 1988 yılında çekilen bir Kemal Sunal filmi.
AYIBOĞAN
İri yarı, kaba ve anlayışsız (kimse).
ANİF
Sert, kaba. Sert, kaba bir biçimde.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AYILIK
Kabalık, kaba davranış.