KABI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kabı" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kabı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kabı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kabı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KABIZIKMAK, KABILLAMAK

9 harfli kelimeler

KABIRMENT

8 harfli kelimeler

KABIRCAK, KABIZLIK, KABIRÇAK, KABIRCIK

7 harfli kelimeler

KABINIM, KABILAK, KABIRGA, KABIRKA, KABIKLI, KABICAK

6 harfli kelimeler

KABIRA

5 harfli kelimeler

KABIN, KABIL, KABIŞ, KABIZ, KABIK

4 harfli kelimeler

KABI

Bazı kelimelerin anlamları

KABI

Kapı.

KABILAK

Eski soğan (bir, iki yıllık soğan).

KABIRCIK

1.Mısır yaprağı. Gelincik yaprağı.

KABIRA

Ayakkabıların altına çakılan demir çivi.

KABINIM

Sabırsız.

KABIRMENT

Tüyü ters ve helezoni çıkan, uğursuz sayılan hayvan.

KABIKLI

Sünnetsiz erkek.

KABIRGA

1.Öküz arabasının üzerine konulan örtüyü tutmaya yarayan iri ağaçlar. Semerin iki başı arasındaki tahtalar.

KABICAK

Tahta ya da mukavva kutu.

KABIZLIK

Kabız.

KABILLAMAK

Az doymak.

KABIRKA

Kuzu dolması.

KABIRCAK

Tabut.

KABIZIKMAK

Peklik olmak, kabız olmak.

KABIN

Çok pahalı.

KABIRÇAK

Karın sertleşmiş olan üst tabakası.

  -   -   -  

Anlamında KABI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KABI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

BARDAK

Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.

BAŞMAKÇILIK

Başmakçının yaptığı iş, ayakkabıcılık.

BAŞMAKÇI

Ayakkabıcı. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Camilerde, giriş bölümünde, çıkarılan ayakkabılara bekçilik eden kimse.

ALMA

Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

AYAKKABICI

Ayakkabı yapan veya satan kimse, başmakçı, pabuççu. Ayakkabı satılan yer.

BENMARİ

Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.

BOT

Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.

BALIKGÖZÜ

Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

BASIÖLÇER

Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

AYAKKABICILIK

Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

BODUÇ

Ağaç veya topraktan yapılmış küçük su kabı.

BADYA

Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı.

AKVARYUM

Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

CUMBULDAMAK

Bir kabın içinde çalkalanıp ses çıkarmak.