Kelimeler arşivinde; içinde "izam" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde izam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu izam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında izam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VAKTİZAMANINDA
İNTİZAMSIZLIK
İNTİZAMSIZCA, İMTİZAMLILIK, İLTİZAMCILIK
GAYRİNİZAMİ, İMTİZAMLICA, NİZAMSIZLIK
SEYİTNİZAM, BİLİLTİZAM, NİZAMSIZCA, NİZAMETTİN, İNTİZAMSIZ
NİZAMNAME, İNTİZAMLI, İLTİZAMCI
NİZAMİYE, NİZAMSIZ, İLTİZAMİ, NİZAMLAR
NİZAMLI, İNTİZAM, İLTİZAM
NİZAMİ
NİZAM
İZAM
İZAM
Bir kimseyi gönderme, yollama. Olduğundan büyük gösterme, büyütme, abartma.
İNTİZAMSIZLIK
Düzensiz olma durumu, düzensizlik, karışıklık.
İMTİZAMLILIK
İmtizamlı olma durumu.
BİLİLTİZAM
Bile bile, bilerek ve isteyerek.
İLTİZAMCILIK
Kesenekçilik.
İNTİZAMSIZCA
İntizamsız bir biçimde.
NİZAMSIZCA
Nizamsız bir biçimde.
İNTİZAMLI
Düzgün, düzenli bir biçimde.
SEYİTNİZAM
Çorum kenti, Alaca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
NİZAMETTİN
Dinin nizamı, düzeni.
NİZAMSIZLIK
Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.
İMTİZAMLICA
İmtizamlı bir biçimde.
NİZAMNAME
Tüzük.
VAKTİZAMANINDA
Vaktiyle.
İNTİZAMSIZ
Düzensiz, düzeni olmayan, karışık.
GAYRİNİZAMİ
Düzenli olmayan, düzensiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde İZAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARBIŞ
Düzen, intizam: Evin arbışıyla uğraşıyor.
KURAL
Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.
TERTİPSİZ
Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
KARIŞIK
Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
ÇAÇO
İntizamsız, budala.
DUTMAK
Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.
BEHİR
Nizam, âdet, görenek.
ALICISIZ
İltizama verilememiş kesim. bk. iltizam.
İRREGULAR
İntizamsız, düzensiz.
TÜZÜK
Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.
KESENEKÇİ
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.
DÜZENDAŞ
Bir düzende, bir nizamda, aynı seviyede.
DÜZENLİK
Geçim, uyuşma. Rahat, asayiş, barışıklık, dirlik, intizam.
YOLSUZ
Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.