İZAM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "izam" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. izam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu izam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde izam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İZAM

Bir kimseyi gönderme, yollama. Olduğundan büyük gösterme, büyütme, abartma.

  -   -   -  

Anlamında İZAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZENSİZLİK

Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.

DÜZENLİK

Geçim, uyuşma. Rahat, asayiş, barışıklık, dirlik, intizam.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

DÜZENDAŞ

Bir düzende, bir nizamda, aynı seviyede.

NİZAMSIZLIK

Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.

KESENEK

Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

TÜZÜK

Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.

DÜZENLİ

Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

ALICISIZ

İltizama verilememiş kesim. bk. iltizam.

TERTİPSİZ

Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).

BEHİR

Nizam, âdet, görenek.

ARBIŞ

Düzen, intizam: Evin arbışıyla uğraşıyor.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

DUTMAK

Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.

KURAL

Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

JANDARMA

Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.

DÜZENSİZ

Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

KESENEKÇİ

Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.

YOLSUZ

Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.

ÇAÇO

İntizamsız, budala.