Kelimeler arşivinde; içinde "iyye" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iyye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu iyye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iyye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜKELLEFİYYET, SALAHİYYETDAR
VASİYYETNAME, MUACCELİYYET
MAHRUMİYYET
AKALLİYYET, EKSERİYYET, HAKİYYETLİ, HALEFİYYET, NAKLİYYECİ, SALAHİYYET
HAYSİYYET, MÜLKİYYET, HÜRRİYYET, NAZARİYYE, HENİFİYYE, HECERİYYE, BELEDİYYE, ŞAHSİYYET, ALENİYYET
YEVMİYYE, MAHİYYET, KATİYYEN, İLLİYYET, HÜVİYYET, EHLİYYET, AYNİYYET
REBİYYE, HEDİYYE, ARİYYET, ARDİYYE
İYYE
Kadın.
HALEFİYYET
ardıllık.
EKSERİYYET
çoğunluk. --i ârâ: oyçokluğu.
VASİYYETNAME
son istek harcaması (letzwillige Verfügung).
AKALLİYYET
azınlık.
NAKLİYYECİ
taşıyıcı.
MÜLKİYYET
iyelik. -i muhâfaza kaydı: iyeliği saklı tutma yazgısı. -in nakli: iyeliğin geçirilmesi.
NAZARİYYE
kuram.
SALAHİYYETDAR
yetkili.
MAHRUMİYYET
yoksunluk, mirâsdan ~: kalıttan yoksunluk.
MUACCELİYYET
ödeme gününün gelmesi. -kaydı: Ödeme gününün gelmesi yazgısı.
MÜKELLEFİYYET
yüküm, yükümlülük.
SALAHİYYET
yetki.
HÜRRİYYET
özgürlük.
HAKİYYETLİ
Vefalı.
HAYSİYYET
onur.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLEM
davâ (bk. aranç) -konusu: müddeâ bih. -yöneltilme yetkisi: pasif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). -yöneltme yetkisi: aktif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). ~e katılma: da'vâya müdâhale. ~in bildirilmesi: da'vânın ihbârı. Gönül ilacı.
MAHDUD
sınırlı. -ayni hak: sınırlı nesnel hak. -ehliyyet: sınırlı yetenek. -ehliyyetli: sınırlı yetenekli. -yeteneksiz: sınırlı yeteneksiz.
EMLİYET
Emniyet. Arapça kökenli emniyyet: emniyet.
KÖRÜYHMEK
Körleşmek; pısırıklaşmak; kabiliyyetini geliştirememek.
İĞRETİ
âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.
KOFİ
Lahana kökü. Tanesi alınmış mısır koçanı. Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık. Sağır. Karalahananın yapraksız bölümü. Arapça kökenli ketfiyye: dinge; fes üzerine vala sarılarak yapılan bir baş tuvaleti.
MEJBURİYET
Arapça kökenli mecbûriyyet: mecburiyet.
GEÇİTLİK
Müruriyye resmi, geçit parası.
DINSUZIN
Sessizce, yavaş sesle, hafiyyen.
HEDAYE
Arapça kökenli hediyye: hediye; Hediye. Hediye, karşılığı hedeye.
ARDILLIK
Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.
CÜMÜRİYET
Arapça kökenli cumhûriyyet: cumhuriyet.
HESİYET
Arapça kökenli hâssiyyet: hasiyet; hususiyet; fayda.
BOZDURULABİLME
Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).
DAYİLİYECİ
Arapça kökenli dâhiliyye: içhastalıkları doktoru; dahiliyeci.
BOZULABİLME
Bozulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlân (bk. bozdurulabilme).
MAFİYET
Arapça kökenli muâfiyyet: fayda; muafiyet.
KENTİŞLERİ
belediyye.
HEREZE
Tek parça taştan yapılmış kuyu ağızlığı, bilezik. Değirmende hacariyyeyle dolap arasındaki taş boru.
HEYSİYET
Haysiyet. Arapça kökenli haysiyyet: haysiyet.