Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iyye" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iyye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iyye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iyye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BELEDİYYE, HECERİYYE, HENİFİYYE, NAZARİYYE
YEVMİYYE
ARDİYYE, HEDİYYE, REBİYYE
HİYYE
İYYE
İYYE
Kadın.
NAZARİYYE
kuram.
HENİFİYYE
Musluk.
BELEDİYYE
kentişleri.
HECERİYYE
Üstü açık ya da kapalı, taştan yapılmış su yolu, ark.
HİYYE
Evet.
REBİYYE
Kış sonlarında yapılan ekim. Eskiden ozanların bahara girerken büyüklere sundukları kaside. Baharla ilgili.
YEVMİYYE
gündelik.
ARDİYYE
ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.
HEDİYYE
armağan.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOFİ
Lahana kökü. Tanesi alınmış mısır koçanı. Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık. Sağır. Karalahananın yapraksız bölümü. Arapça kökenli ketfiyye: dinge; fes üzerine vala sarılarak yapılan bir baş tuvaleti.
HEYSİYET
Haysiyet. Arapça kökenli haysiyyet: haysiyet.
CÜMÜRİYET
Arapça kökenli cumhûriyyet: cumhuriyet.
MEJBURİYET
Arapça kökenli mecbûriyyet: mecburiyet.
İĞRETİ
âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.
KENTİŞLERİ
belediyye.
HESİYET
Arapça kökenli hâssiyyet: hasiyet; hususiyet; fayda.
BOZDURULABİLME
Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).
MAFİYET
Arapça kökenli muâfiyyet: fayda; muafiyet.
ARDILLIK
Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.
EMLİYET
Emniyet. Arapça kökenli emniyyet: emniyet.
HEREZE
Tek parça taştan yapılmış kuyu ağızlığı, bilezik. Değirmende hacariyyeyle dolap arasındaki taş boru.
DİLEM
davâ (bk. aranç) -konusu: müddeâ bih. -yöneltilme yetkisi: pasif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). -yöneltme yetkisi: aktif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). ~e katılma: da'vâya müdâhale. ~in bildirilmesi: da'vânın ihbârı. Gönül ilacı.
DAYİLİYECİ
Arapça kökenli dâhiliyye: içhastalıkları doktoru; dahiliyeci.
BOZULABİLME
Bozulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlân (bk. bozdurulabilme).
GEÇİTLİK
Müruriyye resmi, geçit parası.
MAHDUD
sınırlı. -ayni hak: sınırlı nesnel hak. -ehliyyet: sınırlı yetenek. -ehliyyetli: sınırlı yetenekli. -yeteneksiz: sınırlı yeteneksiz.
KÖRÜYHMEK
Körleşmek; pısırıklaşmak; kabiliyyetini geliştirememek.
DINSUZIN
Sessizce, yavaş sesle, hafiyyen.
HEDAYE
Arapça kökenli hediyye: hediye; Hediye. Hediye, karşılığı hedeye.