Kelimeler arşivinde; içinde "ivedi" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ivedi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ivedi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ivedi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İVEDİLEŞTİRMEK
İVEDİLEŞTİRME
İVEDİLENMEK, İVEDİLEŞMEK
İVEDİLİKLE, İVEDİLENME, İVEDİLEŞME
İVEDİLİK
İVEDİLİ
İVEDİ
İVEDİ
Acele. Acele olarak. Acil.
İVEDİLEŞME
İvedileşmek işi.
İVEDİLİKLE
Çabukça, acele olarak.
İVEDİLEŞTİRMEK
İvedi duruma getirmek.
İVEDİLENME
İvedilenmek işi.
İVEDİLEŞTİRME
İvedileştirmek işi.
İVEDİLİ
Acil.
İVEDİLEŞMEK
İvedi duruma gelmek.
İVEDİLENMEK
Tez canlılık etmek, acele etmek, istical etmek.
İVEDİLİK
Çabuk, hemen yapılma gerekliği, müstaceliyet, istical.
Bu bölümde tanımı içerisinde İVEDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
EVETİ
Acele, çabuk. Acele. Eski türkçe evmek: ivedi; acele.
ALAD
Acele, ivedi, çabuk. Ahlat, yaban armudu.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
HAPTEK
İvedi, çabuk: Haptek şu işi bitir.
MÜSTACELİYET
İvedilik.
ACİLİYET
İvedi olma durumu.
ÇABILDAMAK
Çabalamak, ivedilik etmek.
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet.
ÇALLAKLAMAK
İvedilikle aramak.
CARI
Canlı, becerikli, eli çabuk. Çabuk. Şımarık, hoppa, züppe. Açıkgöz. Çabuk, ivedi, hızlı. Genç. Çabuk, hızlı, tez.
HELHEL
Bilezik. Çaylak. Atmacadan küçük bir çeşit yırtıcı kuş. Bir çeşit küçük böcek. Serseri. Ağırbaşlı olmayan kişi. Birini kızdırmak için söylenir. Kadına hakaret olarak söylenir. İvedilik anlatır: Kardeşim adamı helhele düşürme, şöyle ferah ferah gidelim.
ALADI
Acele, ivedi, çabuk: Çok aladı işim var. İlk ürün: Ahmet ağa aladı kaldırmış. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi: Bizim böcekler aladıda.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ECELE
Acele. Tez, ivedi. Arapça kökenli acele: acele.
ALADA
Güllerin en bol açtığı zaman: Bu gün güllerin aladası. Acele, ivedi, çabuk.
CARICA
İvedilikle, çabucak.
EVETÜ
Acele, çabuk. İvedi, acele.