Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ivedi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ivedi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ivedi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ivedi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İVEDİ
İVEDİ
Acele. Acele olarak. Acil.
Bu bölümde tanımı içerisinde İVEDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALADA
Güllerin en bol açtığı zaman: Bu gün güllerin aladası. Acele, ivedi, çabuk.
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet.
CARICA
İvedilikle, çabucak.
EVETÜ
Acele, çabuk. İvedi, acele.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
HAPTEK
İvedi, çabuk: Haptek şu işi bitir.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
EVETİ
Acele, çabuk. Acele. Eski türkçe evmek: ivedi; acele.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ALADI
Acele, ivedi, çabuk: Çok aladı işim var. İlk ürün: Ahmet ağa aladı kaldırmış. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi: Bizim böcekler aladıda.
İVEDİLEŞMEK
İvedi duruma gelmek.
ACİLİYET
İvedi olma durumu.
ÇALLAKLAMAK
İvedilikle aramak.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
CARI
Canlı, becerikli, eli çabuk. Çabuk. Şımarık, hoppa, züppe. Açıkgöz. Çabuk, ivedi, hızlı. Genç. Çabuk, hızlı, tez.
MÜSTACELİYET
İvedilik.
ECELE
Acele. Tez, ivedi. Arapça kökenli acele: acele.
ÇABILDAMAK
Çabalamak, ivedilik etmek.
ALAD
Acele, ivedi, çabuk. Ahlat, yaban armudu.