İçinde İTİZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "itiz" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde itiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu itiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında itiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

FOTOSENSİTİZASYON

16 harfli kelimeler

HİPERPARAZİTİZİM

15 harfli kelimeler

HİPERPARAZİTİZM, İSPRİTİZMACILIK, DESENSİTİZASYON

14 harfli kelimeler

DEPOLİTİZASYON, POLİPARAZİTİZM, PARAZİTİZASYON, HERMAFRODİTİZM

13 harfli kelimeler

SİMPARASİTİZM, SENSİTİZASYON, PARATİROİTİZM

12 harfli kelimeler

SANİTİZASYON, ANTİSEMİTİZM, İSPRİTİZMACI

11 harfli kelimeler

TİTİZLENMEK, TİTİZLEŞMEK, SATELLİTİZM

10 harfli kelimeler

TİTİZLENME, YİTİZLEMEK, TİTİZLİKLE, PARAZİTİZM, İSPRİTİZMA, TİTİZLEŞME

9 harfli kelimeler

İTİZLEMEK, HİRSİTİZM, EMPİTİZİS, SANİTİZER

8 harfli kelimeler

TİTİZLİK, RAŞİTİZM, SEMİTİZM, POLİTİZE, SANİTİZE

7 harfli kelimeler

TİTİZCE, TİTİZER, FİTİZİS, İTİZÜMÜ

6 harfli kelimeler

İTİZAR

5 harfli kelimeler

TİTİZ, KİTİZ, YİTİZ

4 harfli kelimeler

İTİZ

Bazı kelimelerin anlamları

İTİZ

Terbiyesiz.

SANİTİZASYON

Cansız bir varlıktaki mikrop sayısını toplum sağlığı bakımından güvenli sayılabilecek bir seviyeye indirme.

İSPRİTİZMACI

İspritizma ile uğraşan (kimse). İspritizmacı yanlısı.

DEPOLİTİZASYON

Grup, kurum veya eylemin siyasal niteliğini yitirmesi.

DESENSİTİZASYON

Duyarsızlaşma.

SİMPARASİTİZM

Aynı konukçu içinde yaşayan ve rekabet içinde olan parazit türlerin gelişimi.

FOTOSENSİTİZASYON

Işığa duyarlılık, derinin ışığa karşı hassasiyet gösterme hâli. Canlı, kimyasal madde ve benzeri şeyleri ışığa karşı duyarlı kılma.

POLİPARAZİTİZM

Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.

HERMAFRODİTİZM

İki cinslilik.

PARATİROİTİZM

Paratiroit bezlerinin aşırı aktivitesi sonucu aşırı miktarda hormon üretilmesiyle hiperkalsemi ve hipofosfatemi oluşması ve pek çok hücre tipinin fonksiyonunun etkilenmesiyle ortaya çıkan bir durum.

HİPERPARAZİTİZİM

Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.

SENSİTİZASYON

Duyarlılaştırma.

PARAZİTİZASYON

Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon.

İSPRİTİZMACILIK

Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.

HİPERPARAZİTİZM

Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.

ANTİSEMİTİZM

Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

  -   -   -  

Anlamında İTİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İTİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANTİSEMİTİST

Antisemitizm yanlısı.

SIKI

Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

PİMPİRİK

Gereksiz yere titizlik gösteren. Harap, bozuk, virane. Kuşkucu. Çok yaşlı ve güçsüz (kimse).

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

KAMBUR

Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.

YAKINDAN

Yakın bir yerden, yakın olarak. Çok dikkatli, titiz bir biçimde.

TİTİZLENME

Titizlenmek işi.

KIRNAK

Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.

RAŞİTİK

Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk).

SERT

Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

TİTİZLENMEK

Çok dikkat ve özenle davranmak veya böyle davranılmasını istemek, titiz olmak, titizlik göstermek. Öfkelenmek, huysuzlanmak, rahatsız olmak.

TİTİZLİK

Titiz olma, titizce davranma durumu.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

SEÇMEK

Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.

TİTİZLEŞMEK

Titizlenmek.

TİTİZCE

Titiz bir biçimde.

TİTİZLEŞME

Titizleşmek işi.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

MARAZ

Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.