Kelimeler arşivinde; içinde "itiz" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde itiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu itiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında itiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FOTOSENSİTİZASYON
HİPERPARAZİTİZİM
HİPERPARAZİTİZM, İSPRİTİZMACILIK, DESENSİTİZASYON
DEPOLİTİZASYON, POLİPARAZİTİZM, PARAZİTİZASYON, HERMAFRODİTİZM
SİMPARASİTİZM, SENSİTİZASYON, PARATİROİTİZM
SANİTİZASYON, ANTİSEMİTİZM, İSPRİTİZMACI
TİTİZLENMEK, TİTİZLEŞMEK, SATELLİTİZM
TİTİZLENME, YİTİZLEMEK, TİTİZLİKLE, PARAZİTİZM, İSPRİTİZMA, TİTİZLEŞME
İTİZLEMEK, HİRSİTİZM, EMPİTİZİS, SANİTİZER
TİTİZLİK, RAŞİTİZM, SEMİTİZM, POLİTİZE, SANİTİZE
TİTİZCE, TİTİZER, FİTİZİS, İTİZÜMÜ
İTİZAR
TİTİZ, KİTİZ, YİTİZ
İTİZ
İTİZ
Terbiyesiz.
SANİTİZASYON
Cansız bir varlıktaki mikrop sayısını toplum sağlığı bakımından güvenli sayılabilecek bir seviyeye indirme.
İSPRİTİZMACI
İspritizma ile uğraşan (kimse). İspritizmacı yanlısı.
DEPOLİTİZASYON
Grup, kurum veya eylemin siyasal niteliğini yitirmesi.
DESENSİTİZASYON
Duyarsızlaşma.
SİMPARASİTİZM
Aynı konukçu içinde yaşayan ve rekabet içinde olan parazit türlerin gelişimi.
FOTOSENSİTİZASYON
Işığa duyarlılık, derinin ışığa karşı hassasiyet gösterme hâli. Canlı, kimyasal madde ve benzeri şeyleri ışığa karşı duyarlı kılma.
POLİPARAZİTİZM
Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.
HERMAFRODİTİZM
İki cinslilik.
PARATİROİTİZM
Paratiroit bezlerinin aşırı aktivitesi sonucu aşırı miktarda hormon üretilmesiyle hiperkalsemi ve hipofosfatemi oluşması ve pek çok hücre tipinin fonksiyonunun etkilenmesiyle ortaya çıkan bir durum.
HİPERPARAZİTİZİM
Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.
SENSİTİZASYON
Duyarlılaştırma.
PARAZİTİZASYON
Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon.
İSPRİTİZMACILIK
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
HİPERPARAZİTİZM
Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.
ANTİSEMİTİZM
Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİSEMİTİST
Antisemitizm yanlısı.
SIKI
Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
PİMPİRİK
Gereksiz yere titizlik gösteren. Harap, bozuk, virane. Kuşkucu. Çok yaşlı ve güçsüz (kimse).
DİSİPLİN
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.
KAMBUR
Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.
YAKINDAN
Yakın bir yerden, yakın olarak. Çok dikkatli, titiz bir biçimde.
TİTİZLENME
Titizlenmek işi.
KIRNAK
Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.
RAŞİTİK
Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk).
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
TİTİZLENMEK
Çok dikkat ve özenle davranmak veya böyle davranılmasını istemek, titiz olmak, titizlik göstermek. Öfkelenmek, huysuzlanmak, rahatsız olmak.
TİTİZLİK
Titiz olma, titizce davranma durumu.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
SEÇMEK
Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Farklı görmek, üstün görmek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.
TİTİZLEŞMEK
Titizlenmek.
TİTİZCE
Titiz bir biçimde.
TİTİZLEŞME
Titizleşmek işi.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
MARAZ
Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.