Kelimeler arşivinde; içinde "isin" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde isin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu isin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında isin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜRELEYİNERİSİN
HİPERGLİSİNEMİ, DİSİNTEGRASYON, YABANİSİNAMEKİ
POLİSİNUZİTİS, PERİSİNUSİTİS, SPEKTİNOMİSİN, SİVRİSİNEKLER, ROKSİTROMİSİN, KLARİTROMİSİN
VİRGİNAMİSİN, DAKTİNOMİSİN, DOKSORUBİSİN, OLEANDOMİSİN, STREPTOMİSİN, RİFAMİSİNLER
SALİNOMİSİN, KAPREOMİSİN, KLİNDAMİSİN, GERİSİNGERİ, MADURAMİSİN, VALİNOMİSİN, ERİTROMİSİN, DİSİNFEKTAN, AZİTROMİSİN, YANBEGİSİNE, AKTİNOMİSİN, ADRİYAMİSİN, YANBEĞİSİNE, YANBEYİSİNE
OLİGOMİSİN, TİROTRİSİN, PLİKAMİSİN, MİTROMİSİN, RİFAMPİSİN, SPİRAMİSİN, SUBTİLİSİN, YENİSİNDEN, TOBRAMİSİN, VANKOMİSİN, KENDİSİNCE, GİBİSİNDEN, İNDOSPİSİN, MİLBEMİSİN, LİNKOMİSİN, SİVRİSİNEK, KİÇİSİNMEK
HELİSİNUS, GLİSİNEMİ, SERGLİSİN, KANAMİSİN, KAPSAİSİN, APRAMİSİN, RİFAMİSİN, PUROMİSİN, MORİZİSİN
VİOMİSİN, KOLKİSİN, KOLŞİSİN
TUNİSİN, TEMİSİN, EĞRİSİN, HELİSİN, ÇİSİNTİ, SERİSİN, KOLİSİN, KULİSİN, MİSİNLİ
MİSİNA, GLİSİN, PİSİNİ, MİSİNE
ÇİSİN, RİSİN, PİSİN
İSİN
İSİN
Hüseyin.
OLEANDOMİSİN
Streptococcus antibioticus kültürlerinden elde edilen ve özellikle dirençli Staphylococcus, Streptococcus ve Pneumococcus türü bakterilerin işe karıştığı hastalıkların tedavisinde kullanılan makrolit grubu antibiyotik.
DİSİNTEGRASYON
Ağız yoluyla alınan katı ilaç şekillerinin ufak taneciklere parçalanması işlemi.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
PERİSİNUSİTİS
Sinüsü saran dokuların yangısı.
DOKSORUBİSİN
Adriyamisin.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
SİVRİSİNEKLER
Pullarla örtülü vücutlarının yarısı boyunda hortumları olan ve sıtmadan başka birçok hastalığı daha bulaştırma yönünden ayrıca önem taşıyan kan emici iplikboynuzlular familyası.
SPEKTİNOMİSİN
Streptococcus spectabilis kültürlerinden elde edilen, aminosiklitol türevi ve Salmonella, koliform grubu, Mycoplasma gallisepticum, Pasteuralla multocida gibi bakterilerin oluşturduğu hastalıkların tedavisinde bakterilerin üreme ve gelişmelerini önleyerek etki oluşturan bir antibiyotik.
VİRGİNAMİSİN
Staphylomyces virginae kültürlerinden elde edilen bazı stafilokoklar ve diğer antibiyotiklere dirençli bakterilere etkiyen ve özellikle domuz yetiştiriciliğinde domuz dizanterisinde kullanılan ilaç.
ROKSİTROMİSİN
Eritromisinden daha lipofilik olan ve 16 üyeli lakton halkası içeren, ester oksim türevi makrolid grubu bir antibiyotik.
HİPERGLİSİNEMİ
Kanda ve diğer vücut sıvılarında aşırı glisin bulunması, glisinemi. Kanda ve diğer vücut sıvılarında aşırı miktarda glisin bulunması.
YABANİSİNAMEKİ
Colutea, Arborescens Leguminosae.
STREPTOMİSİN
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik.
KLARİTROMİSİN
Aside dayanıklı ve uzun etki süreli bir eritromisin türevi antibiyotik.
POLİSİNUZİTİS
Çeşitli sinüslarin yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKZAMBAK
Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.