Kelimeler arşivi içinde; sonunda "isin" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. Sonu isin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında isin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde isin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜRELEYİNERİSİN
SPEKTİNOMİSİN, ROKSİTROMİSİN, KLARİTROMİSİN
STREPTOMİSİN, VİRGİNAMİSİN, OLEANDOMİSİN, DOKSORUBİSİN, DAKTİNOMİSİN
AZİTROMİSİN, MADURAMİSİN, KLİNDAMİSİN, KAPREOMİSİN, AKTİNOMİSİN, VALİNOMİSİN, SALİNOMİSİN, ADRİYAMİSİN, ERİTROMİSİN
SUBTİLİSİN, RİFAMPİSİN, PLİKAMİSİN, OLİGOMİSİN, MİTROMİSİN, MİLBEMİSİN, SPİRAMİSİN, TİROTRİSİN, VANKOMİSİN, İNDOSPİSİN, TOBRAMİSİN, LİNKOMİSİN
RİFAMİSİN, SERGLİSİN, KANAMİSİN, KAPSAİSİN, PUROMİSİN, APRAMİSİN, MORİZİSİN
KOLKİSİN, KOLŞİSİN, VİOMİSİN
TUNİSİN, TEMİSİN, EĞRİSİN, SERİSİN, KULİSİN, KOLİSİN, HELİSİN
GLİSİN
RİSİN, ÇİSİN, PİSİN
İSİN
İSİN
Hüseyin.
KLARİTROMİSİN
Aside dayanıklı ve uzun etki süreli bir eritromisin türevi antibiyotik.
VALİNOMİSİN
Potasyum için bir membran elektrodun yapılmasında kullanılan bir antibiyotik. Mitokondrionda eşleşmeyi engelleyen ajanlardan biri.
VİRGİNAMİSİN
Staphylomyces virginae kültürlerinden elde edilen bazı stafilokoklar ve diğer antibiyotiklere dirençli bakterilere etkiyen ve özellikle domuz yetiştiriciliğinde domuz dizanterisinde kullanılan ilaç.
AKTİNOMİSİN
DNA'dan mRNA kopyalanmasını (transkripsiyonunu) engelleyen ve Streptomyces türlerinden elde edilen bir antibiyotik. A ve D tipleri vardır. DNA'dan mRNA kopyalanmasını engelleyen ve Streptomyces türlerinden elde edilen bir antibiyotik. Aktinomyces cinsi mantarların bazı türlerinden elde edilen antibakterisit ve antikanserojenik etkiye sahip madde.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
SPEKTİNOMİSİN
Streptococcus spectabilis kültürlerinden elde edilen, aminosiklitol türevi ve Salmonella, koliform grubu, Mycoplasma gallisepticum, Pasteuralla multocida gibi bakterilerin oluşturduğu hastalıkların tedavisinde bakterilerin üreme ve gelişmelerini önleyerek etki oluşturan bir antibiyotik.
KAPREOMİSİN
Streptomyces capreolus kültürlerinden elde edilen siklik polipeptit yapılı bir antibiyotik.
DOKSORUBİSİN
Adriyamisin.
MADURAMİSİN
Actinomadura yumaense kültürlerinden elde edilen ve parazitlerde özellikle sodyum ve potasyum iyonlarını bağlayarak koksidiyoz etkenlerinin ölümüne neden olan antiparaziter ilaç.
ROKSİTROMİSİN
Eritromisinden daha lipofilik olan ve 16 üyeli lakton halkası içeren, ester oksim türevi makrolid grubu bir antibiyotik.
AZİTROMİSİN
Bir antibiyotik. Eritromisinin lakton halkasına azot sokularak türetilen yarı sentetik bir eritromisin türevi olan, streptokoklar hariç diğer Gram pozitif bakteriler, mikoplazmalar, toksoplazma, H. influenza, Leishmania ve Llegionella'lara karşı etkili bir antibiyotik.
STREPTOMİSİN
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik.
OLEANDOMİSİN
Streptococcus antibioticus kültürlerinden elde edilen ve özellikle dirençli Staphylococcus, Streptococcus ve Pneumococcus türü bakterilerin işe karıştığı hastalıkların tedavisinde kullanılan makrolit grubu antibiyotik.
KLİNDAMİSİN
Linkomisin molekülündeki bir hidroksil grubu yerine bir klor atomunun sokulmasıyla elde edilen yarı sentetik bir antibiyotik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
AKZAMBAK
Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.