Kelimeler arşivinde; içinde "irib" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde irib bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu irib ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında irib olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIPİRİBEYLİ
POLİRİBOZOM
PİRİBEDİL
BİRİBİRİ, DİRİBAĞI, TİRİBOLU
DİRİBAŞ, YİRİBİK
İRİBAŞ, TİRİBE
İRİB
İRİB
Yalan, uydurma.
TİRİBOLU
Büyük ipekli mendil.
POLİRİBOZOM
Polizom. Hücre sitoplazmasında temel maddedeki bağımsız ribozomların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan oluşum, bir mRNA molekülünde birden fazla sayıda ribozom içeren yapı, polizom.
BİRİBİRİ
Yabancı olmayan, akraba, yakın. Birbiri.
YİRİBİK
Çavuşkuşu.
TİRİBE
Çok.
PİRİBEDİL
Damar genişletici etkiye sahip dopamin agonisti sentetik ilaç.
YUKARIPİRİBEYLİ
Konya şehri, Yunak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İRİBAŞ
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu.
DİRİBAŞ
Açıkgöz, çevik, kurnaz. Açıkgöz, kurnaz.
DİRİBAĞI
Pazartesi günü bağlara giderek yapılan yemekli eğlenti.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRİB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKZONÜKLEAZ
Nükleik asit zincirinin uç kısmından nükleotitleri tek tek uzaklaştıran enzim. Genellikle ribonükleotit veya deoksiribonükleotit zincirlerinin son kısmındaki fosfodiester bağlarının hidrolizini katalize eden ve mononükleotitleri meydana getiren herhangi bir nükleaz.
ADENOZİN
Bir pürin bazı olan adeninin riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlanması ile oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.
İLİKÇEKEN
Deve havutundaki ağaçların tarağını biribirine bağlayan ipler. Semer dikiminde kullanılan çelik tığ. (Kemalpaşa İzmir).
AZIRGAN
Yol kenarlarında biribirine sarılarak büyüyen, boyu iki üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki.
LABBA
Odunu az olan yerlerde inek, manda gibi iribaş hayvanların pisliğinden özel biçimde yapılan yakacak maddesi. (Kızılca Bor Niğde).
CABIRTI
Şakırtı, iki sert cismin biribirine vurmasından çıkan ses.
BUYLU
Kağnı kıravatını biribirine bağlayan ağaç kuşak. Kızak döşeklerini biribirine bağlayan meşeden yapılmış kuşak, bağ. Araba, kağnı dingili. Sabanın kıvrık yerine konulan ve toprağı dağıtmaya yarayan çatal. Kağnı, araba tekerleğine çakılan tahta çivi. Araba oku ile boyunduruğunu birbirine bağlayan çivi. Tırpanda, kılıcı sıkıştırmak için çakılan ağaç çivi. Övenderenin ucundaki çivi. Kızağın önündeki tahta. (Yeşilköy Gelendost Isparta). Kağnı tekerlerinin dışarı fırlamamasını sağlayan ağaç çubuk. (İspir Erzurum). Sapanda, toprağa giren bulaklar arasındaki ağaç destek. (Dereköy Eşme Uşak).
CALAMAH
Parçaları biribirine eklemek, dikmek. Başına belâ etmek. Saçmak, serpmek, ekmek.
DÜZENLEYİŞ
Bir edebiyat eserinde veya bir söylevde buluşlara verilen düzen (bk. Buluş ve Deyileme). Bir yapıtta buluşları, görüşleri biribirini güçlendirecek düzende sıralayış.
NÜKLEOPROTEİNLER
Nükleik asitlerin proteinlerle birleşmesi sonucu teşekkül eden, hücrelerin çekirdeğinde deoksiribonükleoprotein (DNP) hâlinde, hem çekirdek hem de sitoplâzmada ribonükleoprotein (RNP) hâlinde bulunan bileşikler.
DNAAZ
Deoksiribonükleaz.
CARİF
Sabanın okuyla boyunduruğu biribirine bağlayan ağaç yahut kayıştan bükülmüş halka.
ENDONÜKLEAZ
Nükleik asit zinciri içindeki bağları belirli yerlerden kesen enzimler grubunun genel adı. Ribonükleotit veya deoksiribonükleotit zincirlerinin iç kısmındaki fosfodiester bağlarının hidrolizini katalize eden ve poli veya oligonükleotitleri meydana getiren herhangi bir nükleaz.
NÜKLEAZ
Nükleik asitleri kısa oligonükleotit parçalarına ya da tek nükleotide hidrolize eden deoksiribonükleaz, ribonükleaz, endonükleaz, ekzonükleaz gibi enzimler grubu. Kan serumunda bulunan bakterilerin nükleoproteinlerini parçalayan.bir enzim. Nükleik asitler kısa oligonükleotit parçalarına veya tek nükleotite hidrolize eden deoksiribonükleaz, ribonükleaz, endonükleaz ve ekzonükleaz gibi enzimler grubu. Nükleik asitlerdeki fosfodiester bağlarını hidrolize ederek mononükleotitleri veya oligonükleotitleri meydana getiren ve endonükleazlar, ekzonükleazlar, ribonükleazlar ve deoksiribonükleazlar olarak sınıflandırılan enzimler.
DNA
Deoksiribonükleik asit.
NÜKLEOSİT
Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik.
BIÇGIN
İnce, uzun. Bir yabanıl ot. İki değneği biribirine sürterek havaya fırlatma oyunu.
DNAZ
Deoksiribonükleaz.
BAŞBERABERLİK
Karıkocanın biribirinin sözlerine uymaları.
BARARTI
Kırkları karışan aynı yaştaki çocuklar, yaşıt: Biribirinin barartısı.