İRİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "irik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. irik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu irik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde irik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

İRİKTİRMEK

7 harfli kelimeler

İRİKARA, İRİKMEK, İRİKMEN

4 harfli kelimeler

İRİK

Bazı kelimelerin anlamları

İRİK

Zayıf, cılız, hastalıklı. Eğri. Öksüz, yetim (çocuk). Özgürlük.

İRİKTİRMEK

Toplamak, biriktirmek.

İRİKMEN

İdare kandili.

İRİKARA

İri taneli siyah bir çeşit üzüm.

İRİKMEK

Su birikmek, toplanmak. Şişmanlamak. Hastalıktan sonra toplamak, iyileşmek.

  -   -   -  

Anlamında İRİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İRİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

BİRİKTİRİM

Biriktirme işi.

BİRİKİŞ

Birikme işi.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ÇAKILLIK

Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.

ÇIBAN

Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi.

BİRİKTİRME

Biriktirmek işi.

BİRİKİŞME

Birikişmek işi.

DENEYSEL

Deneye başvurularak yapılan, deneyle olan, deneyle ilgili, tecrübi, ampirik.

BİRİKME

Birikmek işi.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

DEPOLAMAK

Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

BİRİKİNTİ

Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

ÇÖPLÜK

Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.

BİRİKİMCİLİK

Birikimci olma durumu.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.