Kelimeler arşivinde; içinde "irim" olan, toplam 115 tane kelime bulunuyor. İçerisinde irim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu irim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında irim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİRLEŞTİRİMCİLİK, ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
ÖZEKSELLEŞTİRİM, ÖZEKSİZLEŞTİRİM
ELEŞTİRİMCİLİK, ZENGİNLEŞTİRİM
GEÇİRİMSİZLİK, ATADİRİMCİLİK, BÖLMELENDİRİM, DEĞERLENDİRİM, DEĞİŞTİRİMSİZ, ÖLÇÜNLEŞTİRİM, YETKİLENDİRİM
GEÇİRİMLİLİK, BİTİRİMCİLİK, DEĞİŞTİRİMCİ, DEĞİŞTİRİMLİ, GEÇİRİMÖLÇER, GERİBİLDİRİM, GETİRİMCİLİK, MİRİMİRANLIK, ÖDÜLLENDİRİM
BİTİRİMHANE, DEVŞİRİMSİZ, ELEŞTİRİMCİ, ARAKESTİRİM, BİRLEŞTİRİM, YÖNLENDİRİM
BİNDİRİMLİ, BİRİKTİRİM, DEĞİŞTİRİM, DEVŞİRİMLİ, GEÇİRİMSİZ, GELİŞTİRİM, GEREKTİRİM, PEYNİRİMSİ, PİŞİRİMLİK, YETİŞTİRİM, ALTGEÇİRİM, BİŞİRİMLİK, BİTİŞTİRİM, ENBİTİRİMİ, GECİKTİRİM, GİRİMÖLÇER, İNDİRİMSİZ, ÖNKESTİRİM, VİRİMSEMEK
BİTİRİMCİ, ELEŞTİRİM, GEÇİRİMLİ, GETİRİMCİ, GETİRİMLİ, İNDİRİMLİ, ÜLEŞTİRİM, BİRİMKARE, BİGEÇİRİM, DEMİRİMSİ, İÇİNDİRİM, İRİMARASI, KEKİRİMSİ, KİRİMİŞÇE, PİRİMİDİN, PİRİMİTİF
BİLDİRİM, BİNDİRİM, DEVŞİRİM, DİRİMLİK, DİRİMSEL, GİRİMLİK, KESTİRİM, SİNDİRİM, ŞİİRİMSİ, BİRİMKÜP, ARABİRİM, CİLBİRİM, ÇİLDİRİM, DİLDİRİM, ESİRİMEK, FİRFİRİM, KESDİRİM, PİRPİRİM, ŞAİRİMSİ, ŞİPDİRİM, VİRİMCİL
BİTİRİM, ÇEVİRİM, DİRİMLİ, GEÇİRİM, GETİRİM, İNDİRİM, PİŞİRİM, BİŞİRİM, ÇİRİMEK, ELGİRİM, FİRİMEK, FİZİRİM, KİRİMEK, MİRİMEN, PİPİRİM, TİRİMİT, YİTİRİM
EVİRİM, İBİRİM, İRİMİK, İRİMÜK, TİRİMA
BİRİM, CİRİM, DİRİM, GİRİM, HİRİM, PİRİM, VİRİM, YİRİM
İRİM
İRİM
Gözün görebildiği kadar uzaklık. Sokak. Dar sokak, dar yol, patika. Çıkmaz sokak. Dolambaçlı yol. Sokak başı, köşe başı. Üç yol ağzı. Böğürtlen. Ot, çayır. Yalçın kayalık yerler. Ara, uzaklık. Sokak, dar sokak.
BÖLMELENDİRİM
Bir aygıtın ölçüme yaraması için belli birimler cinsinden bölmelere ayrılması.
BİRLEŞTİRİMCİLİK
Genellikle felsefe ve din konularında birbirine benzemeyen birtakım görüşleri ya da birbiriyle çelişkili durumda bulunan düşünceleri uzlaştırmaya, birleştirmeye çalışan öğreti.
BİTİRİMCİLİK
Bitirimcinin yaptığı iş.
DEĞİŞTİRİMSİZ
Yönleçsel çarpmada olduğu gibi, sonucu terimlerin sırasına bağlı olan işlemim özelliği.
GEÇİRİMSİZLİK
Geçirimsiz olma durumu.
DEĞERLENDİRİM
Bir niceliğin eldeki verilere göre sayısal tutarını bulma.
GEÇİRİMLİLİK
Geçirgenlik.
ÖZEKSİZLEŞTİRİM
Nüfusun, işleyim ve tecim, etlkinliklerinin, ekin kuruluşlarının, yığılmış bulundukları özeğin dışında yerleşmelerini amaçlayan ve bunu özendiren dizgeli yönelti. bk. işleyimsel özeksizleştirim. Kişilerin, bir kentin özeğinden çevresindeki kesimlere ya da yörekentlere göçüp yerleşmeleri.
ELEŞTİRİMCİLİK
Eleştiricilik.
ÖZEKSELLEŞTİRİM
Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti.
ATADİRİMCİLİK
Dinin; ölü ruhlarının, özellikle ata ruhlarının dirilerek yaşantılarını sürdürdüklerine dayanan evrensel inancın sonunda doğduğunu ileri süren görüş. bk. din.
YETKİLENDİRİM
Yetkilendirme işi, otorizasyon.
ÖLÇÜNLEŞTİRİM
Bir şeyin veya etkinliğin belli kurallar çerçevesinde tek bir yöntem veya biçimde düzenlenmesi.
ZENGİNLEŞTİRİM
Aynı bir öğenin yerdeşlerinden oluşan bir karışımda, belli bir yerdeşin yüzdesini artırma işlemi.
ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AYDINLIKÖLÇER
Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
ASKAT
Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
AYRIMLAMA
Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.
BAĞDADİ
Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AMPER
Elektrik akımında şiddet birimi.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AVRO
Avrupa Birliği'nin ortak para birimi, ekü.
AYRIŞIK
Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.
ANGSTRÖM
Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.
BAĞDAŞIK
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.