Kelimeler arşivinde; içinde "inli" olan, toplam 193 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu inli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AYTEDİRGİNLİĞİ
DERİNLİKÖLÇER, BAŞMÜEZZİNLİK, GELİNLİKÇİLİK, HİNOĞLUHİNLİK, KARAHÜSEYİNLİ, YUKARIHASİNLİ
AŞAĞIHASİNLİ, CERİTMÜMİNLİ, IŞIMETKİNLİK, IŞINETKİNLİK, KAŞEĞĞİNLİĞİ, MERSİNLİDERE
BELİRGİNLİK, BRİYANTİNLİ, DEĞİŞKİNLİK, DERİNLİĞİNE, GELİŞKİNLİK, GÜVERCİNLİK, MANDARİNLİK, TEDİRGİNLİK, YETİŞKİNLİK, ALAMERDİNLİ, ARTVİNLİLİK, DERİNLİKSİZ, ESATMÜMİNLİ, GİRİŞKİNLİK, İNLİKCİNLİK, MARDİNLİLİK, TEMKİNLİLİK, ZEYTİNLİBAĞ, ZEYTİNLİOVA
ARJANTİNLİ, EDİLGİNLİK, FİLİSTİNLİ, İLİŞKİNLİK, KESİNLİKLE, MUTMAİNLİK, MÜEZZİNLİK, TEMKİNLİCE, BALERİNLİK, DERİNLİKLİ, DİSİPLİNLİ, ERİŞKİNLİK, GELİNLİKÇİ, GÜVERCİNLİ, İĞİRCİNLİK, İKİRCİNLİK, LİNLİNGARA, SİNLİYELEK, ŞAHNİŞİNLİ
ALBÜMİNLİ, BEDBİNLİK, BELGİNLİK, BENZİNLİK, BEZGİNLİK, BİLGİNLİK, BİTKİNLİK, ÇİRKİNLİK, DİNGİNLİK, FİLİPİNLİ, GEÇKİNLİK, GERGİNLİK, GEZGİNLİK, GİRGİNLİK, HODBİNLİK, JELATİNLİ, KERATİNLİ, KESKİNLİK, MİSKİNLİK, MUAVİNLİK, MÜZMİNLİK, NİKBİNLİK, PARAFİNLİ, PİŞKİNLİK, PROTEİNLİ, SEÇKİNLİK, SİFTİNLİK, ŞİŞKİNLİK, TEPKİNLİK, VAZELİNLİ, Devamını Oku »»
BENZİNLİ, CİBİNLİK, ÇETİNLİK, DERİNLİK, ENGİNLİK, ERGİNLİK, ERKİNLİK, ETKİNLİK, EZGİNLİK, GELİNLİK, HAŞİNLİK, İÇKİNLİK, İNGİNLİK, KAOLİNLİ, KESİNLİK, LATİNLİK, MÜMİNLİK, NARİNLİK, PERÇİNLİ, SAKİNLİK, SERİNLİK, ŞEMDİNLİ, ŞİRİNLİK, TEMKİNLİ, YEĞİNLİK, ZEMİNLİK, AHBİNLİK, ARTVİNLİ, BİÇİNLİK, CİMİNLİK, Devamını Oku »»
BESİNLİ, BEYİNLİ, EKİNLİK, ERİNLİK, EŞKİNLİ, HAİNLİK, KİNİNLİ, TAHİNLİ, TANİNLİ, TAYİNLİ, VEZİNLİ, YEMİNLİ, ÇEÇİNLİ, EMİNLİK, EVİNLİK, HECİNLİ, İKİNLİK, İRİNLİK, İZİNLİK, MİSİNLİ, SİNLİCE, ŞAHİNLİ, TİĞİNLİ, ZEMİNLİ, ZEYİNLİ
BİNLİK, EVİNLİ, HİNLİK, İRİNLİ, İZİNLİ, MUİNLİ, SİNLİK, CİNLİK, ECİNLİ, EĞİNLİ, EKİNLİ, İNLİCE, KİNLİK, PİNLİK, ŞİNLİK
CİNLİ, DİNLİ, ÇİNLİ, HİNLİ, İNLİK, KİNLİ
İNLİ
İNLİ
Hasta. Afyon şehri, Çay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Çumra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya şehri, Sabuncu bucağına bağlı bir bölge. Niğde şehri.
AŞAĞIHASİNLİ
Yozgat şehri, Boğazlıyan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
CERİTMÜMİNLİ
Kırıkkale kenti, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GELİNLİKÇİLİK
Gelinlikçinin yaptığı iş.
YUKARIHASİNLİ
Kayseri şehrinde, Himmetdede bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BRİYANTİNLİ
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş.
IŞIMETKİNLİK
Dayanaksız kimi öğecik çekirdeklerinin kendiliğinden parçalanması özelliği.
MERSİNLİDERE
İzmir kenti, Kiraz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
IŞINETKİNLİK
Çekirdekleri kalımsız olan kimi öğelerin, kendiliğinden parçalanarak başka özdekler oluşturmaları ve bu süreç içinde &, ß parçacıkları ile y ışınları yaymaları.
BELİRGİNLİK
Belirgin olma durumu.
HİNOĞLUHİNLİK
Hinoğluhin olma durumu.
KARAHÜSEYİNLİ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gaziantep ili, Yavuzeli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Hatay şehri, İskenderun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Manisa ilinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DERİNLİKÖLÇER
Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.
BAŞMÜEZZİNLİK
Başmüezzin olma durumu. Başmüezzinin yaptığı iş.
KAŞEĞĞİNLİĞİ
Dargınlık, küskünlük, güceniklik.
AYTEDİRGİNLİĞİ
Ay'ın yöründe deviminde görülen dönümlü düzensizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATYAL
Derinliği 200-2000 metre arasında olan deniz.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ASUDELİK
Sakinlik, rahatlık.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
BENCİLLİK
Bencil olma durumu, hodbinlik, hodkâmlık, egoistlik, egoizm, enaniyet.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
AKTİVİTE
Etkinlik.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
BATİMETRE
Derinlikölçer.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AİDİYET
İlişkinlik. İlgi.
BASEN
Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.
AKTİFLİK
Etkinlik.
BATİMETRİ
Derinlik ölçümü.
AZMETTİRMEK
Bir suçu veya herhangi bir işi kesinlikle yapmasına karar verdirmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.