Sonu İNLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inli" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında inli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARAHÜSEYİNLİ, YUKARIHASİNLİ

12 harfli kelimeler

CERİTMÜMİNLİ, AŞAĞIHASİNLİ

11 harfli kelimeler

BRİYANTİNLİ, ALAMERDİNLİ, ESATMÜMİNLİ

10 harfli kelimeler

ŞAHNİŞİNLİ, ARJANTİNLİ, DİSİPLİNLİ, FİLİSTİNLİ, GÜVERCİNLİ

9 harfli kelimeler

PARAFİNLİ, ERDEVİNLİ, VİTAMİNLİ, VAZELİNLİ, HÜSEYİNLİ, PROTEİNLİ, İKİRCİNLİ, TAHİRİNLİ, ALBÜMİNLİ, KERATİNLİ, JELATİNLİ, MEHEDİNLİ, FİLİPİNLİ, SAKARİNLİ

8 harfli kelimeler

KAFEİNLİ, MARDİNLİ, GEÇKİNLİ, FİBRİNLİ, ETEVİNLİ, MERSİNLİ, MUHSİNLİ, SMOKİNLİ, ZEYTİNLİ, BENZİNLİ, ARTVİNLİ, KAOLİNLİ, TEMKİNLİ, PERÇİNLİ, ŞEMDİNLİ

7 harfli kelimeler

MİSİNLİ, EŞKİNLİ, ŞAHİNLİ, KİNİNLİ, ÇEÇİNLİ, BEYİNLİ, TİĞİNLİ, HECİNLİ, TAHİNLİ, TANİNLİ, TAYİNLİ, VEZİNLİ, YEMİNLİ, BESİNLİ, ZEMİNLİ, ZEYİNLİ

6 harfli kelimeler

EVİNLİ, MUİNLİ, İRİNLİ, İZİNLİ, EKİNLİ, EĞİNLİ, ECİNLİ

5 harfli kelimeler

DİNLİ, KİNLİ, CİNLİ, HİNLİ, ÇİNLİ

4 harfli kelimeler

İNLİ

Bazı kelimelerin anlamları

İNLİ

Hasta. Afyon şehri, Çay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Çumra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kütahya şehri, Sabuncu bucağına bağlı bir bölge. Niğde şehri.

ŞAHNİŞİNLİ

Şahnişini olan.

YUKARIHASİNLİ

Kayseri şehrinde, Himmetdede bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

AŞAĞIHASİNLİ

Yozgat şehri, Boğazlıyan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARAHÜSEYİNLİ

Bartın ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gaziantep ili, Yavuzeli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Hatay şehri, İskenderun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Manisa ilinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ESATMÜMİNLİ

Kırıkkale şehri, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ERDEVİNLİ

Çalıp çırpan, hırsız. Çalıp çırpan.

GÜVERCİNLİ

Ağrı kenti, Sarısu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin ilinde, Hopa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ARJANTİNLİ

Arjantin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

PARAFİNLİ

Birleşiminde parafin bulunan. Parafine batırılmış.

ALAMERDİNLİ

Bir çeşit güvercin.

DİSİPLİNLİ

Disiplini olan.

FİLİSTİNLİ

Filistin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

VİTAMİNLİ

Vitamini olan.

BRİYANTİNLİ

Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş.

CERİTMÜMİNLİ

Kırıkkale kenti, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında İNLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKTİFLİK

Etkinlik.

AZMETTİRMEK

Bir suçu veya herhangi bir işi kesinlikle yapmasına karar verdirmek.

BATİMETRİ

Derinlik ölçümü.

BATİMETRE

Derinlikölçer.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

BATYAL

Derinliği 200-2000 metre arasında olan deniz.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ASUDELİK

Sakinlik, rahatlık.

BENCİLLİK

Bencil olma durumu, hodbinlik, hodkâmlık, egoistlik, egoizm, enaniyet.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AİDİYET

İlişkinlik. İlgi.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AKTİVİTE

Etkinlik.