Kelimeler arşivinde; içinde "ilte" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilte bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ilte ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilte olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
METİLTESTOSTERON
DİRİLTEBİLMEK, EKSİLTEBİLMEK
DİRİLTEBİLME, EKSİLTEBİLME
KİLTELİİĞNE, TEPEKİLTESİ, TRİLOBİLTER
YİLTELEMEK, SİLTELEMEK, FİLTELEMEK, YEŞİLTEKKE
FİLTERİNG, SİLTENMEK, YEŞİLTEPE
ÇİLTEYAN, SİLTEMEK, YEŞİLTEN, İRKİLTEÇ
ŞEFİLTE, ÖZİLTER, KİLTENE, CİLTEVİ, İLTERİŞ, FAKİLTE, İLTEMİZ, İLTEMEK, İLTEKİN
KİLTEK, YİLTEN, ÇİLTER, TİLTEK, FİLTER, KİLTER, KİLTEN
SİLTE, GİLTE, PİLTE, FİLTE, İLTER, ÇİLTE, CİLTE, ŞİLTE, KİLTE
İLTE
İLTE
Neden, sebep.
EKSİLTEBİLME
Eksiltebilmek işi.
DİRİLTEBİLME
Diriltebilmek işi.
TRİLOBİLTER
Yassı ve söbe biçimi olan vücutları dorsal bölgede boyuna yarıklarda üçe bölünmüş olan deniz eklembacaklıları olup paleozoikde çok gelişmişler ve bugün soyları tükenmiştir.
YİLTELEMEK
İtelemek, sürerek yürütmek.
SİLTELEMEK
Tencereyi sallayarak pişmekte olan yemeğin altını üstüne getirmek : Tencereyi bi siltele dibi tutmasın. Silkelemek.
DİRİLTEBİLMEK
Diriltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KİLTELİİĞNE
Çengelliiğne.
SİLTENMEK
Silkelenmek: Köpek sudan geçince siltendi.
YEŞİLTEPE
Adıyaman kenti, Çelikhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Adıyaman şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Aksaray şehri, Yeşilova nahiyesine bağlı bir yer. Amasya kenti, Doğantepe bucağına bağlı bir bölge. Amasya kenti, Taşova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Düzce ilinde, Cumayeri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Düzce ili, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ilinde, Kırık nahiyesine bağlı bir bölge. Eskişehir ili, Seyitgazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ilinde, Doğanpınar bucağına bağlı bir bölge. Giresun şehri, Dereli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun şehri, Kovanlık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehrinde, Erzin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay şehrinde, Yeditepe bucağına bağlı bir yer. İçel ilinde, Tarsus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ilinde, Beydağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş şehrinde, Çokak nahiyesine bağlı bir bölge. Karabük ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars şehrinde, Selim ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Sarıgöl belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ordu ilinde, Fatsa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Rize şehrinde, Ardeşen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Rize ilinde, Kaptanpaşa bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehri, Taflan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun şehri, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Ceylânpınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehri, Akçaabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Trabzon ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FİLTERİNG
Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması.
EKSİLTEBİLMEK
Eksiltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
METİLTESTOSTERON
Testosteron'un 17?-metil türevi.
YEŞİLTEKKE
Konya kenti, Hatunsaray bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TEPEKİLTESİ
Hamut'un tepesindeki toka. (Aksaray Niğde).
FİLTELEMEK
Bir kâğıdı işe yaramayacak şekilde parçalamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOMYA
Şilteyi taşımaya ve ona esneklik vermeye yarayan yaylı kerevet.
MİNDER
İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte. Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.
İNGİLİZ
İngiltere halkından olan kimse.
DENGELEMEK
Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.
CİLTÇİ
Kitapları ciltleyen kimse, mücellit. Ciltevi.
MÜCELLİTHANE
Ciltevi.
LORT
İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
KÖKLEMEK
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.
KAMARA
Gemilerde oda. İngiltere yasama meclisi.
KÖPÜLEMEK
Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek.
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir.
İNGİLİZCE
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
MUHARRİŞ
Tırmalayan, tahriş eden. İrkilten, korku veren.
DİRİL
Diriksel. Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş.
SIRITMAK
Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
YORGANCI
Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse.
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek. Sağlam ve sıkıca dikmek.
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.