Kelimeler arşivinde; içinde "ilmiye" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilmiye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ilmiye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilmiye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İLMİYE
Din işleriyle uğraşan hocalar sınıfı. Din işleriyle uğraşanların mesleği.
HİLMİYE
Yumuşak huylu, ince nazik kimse. Bursa ilinde, Tahtaköprü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri kenti, Örenşehir nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun kenti, Havza ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLMİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTMIŞLI
İlmiye aşamalarından sahn-i seman ile musıla-ı Süleymaniye arasında bir derece.
BİLÜSÜZÜN
Bilmiyerek.
KOCAKAVUKLU
İlmiyenin kolluk işleriyle uğraşan görevlisinin sanı.
SAKINMALIK
Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. (Söz sanatı terimi) Hoş görülmiyen bir hükümde bulunulacağı, arzu edilmiyen bir fikir söylemek zorunda kalınacağı zaman bu duyguları anlatacak bir söz katma. "Korkarım hava bozacak". "Sakın hastalanmış olmasın" gibi. Söylenmesinde bir sakınca bulunan ya da hoş görülmeyen bir düşünceyi anlatmadan önce, söylemek zorunda kalındığını sezdirir bir söz ekleme: Korkarım ki bu gidiş başınıza işler açacak.
YOĞŞA
Kırmızı, üstüne ekin ekilmiyen toprak.
AVSAL
Yürüme bilmiyen kimse. Gerek, gerekli. Avı çok olan yer. Kolay, çabuk.
ACAMUK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Uzun zaman aç kaldığı için birtürlü doymak bilmiyen kimse.
DEVRİYE
Karakol. Osmanlılarda ilmiye sınıfından olan kimselere verilen derece.
SOFTA
Medrese öğrencisi. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad.
ASALETDEN
Bilmiyerek, kazara: Bardağı asaletden kırdım. İyi, kusursuz, güzel (yapılan herhangi bir iş, hareket hakkında): Asâletden bir iş mi yaptığını sanıyorsun?.
ASKERİLER
Osmanlı toplumunda, gördükleri hizmet karşılığı olarak vergi yükümlüsü olmayan asker, ilmiye ve başka beratlılar sınıflarının genel adı.
KAZASKER
İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi.
APŞAL
Salak, sersem. Perişan kılıklı, giyinmesini bilmiyen.
ACERGAN
Yenilmiyen, ince bir çeşit armut.
LATA
Dar ve kalınca tahta. Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir üstlük türü.