Kelimeler arşivinde; içinde "hudu" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hudu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hudu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hudu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HUDUTLANDIRMAK
HUDUTLANDIRMA
HUDUTSUZLUK
HEMHUDUT, HUDUTSUZ, HUDUTKÖY
AHUDUDU, HUDUTLU
YAHUDU
HUDUT, HUDUK, HUDUL, HUDUN
HUDU
HUDU
Üzüm ezmeye yarayan tahta tekne. Şurada. Üzüm çiğneme teknesi. (Yakaköy Gelendost Isparta).
HUDUTLANDIRMAK
Sınırlandırmak, sınır çekmek.
HUDUTSUZ
Sınırsız.
HUDUTKÖY
Malatya kenti, Doğanşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
HUDUK
Sosyal yaşantısı olmayan.
HUDUTLANDIRMA
Hudutlandırmak işi.
YAHUDU
Yahudi, bk. yahüdi, yavudu.
HUDUL
Engebeli topraklarda güneş görmeyen yer.
HUDUTLU
Sınırlı.
HUDUTSUZLUK
Hudutsuz olma durumu.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
HUDUT
Sınır. Uç, son.
HEMHUDUT
Sınırdaş.
HUDUN
Yağsız sütten yapılan bir çeşit peynir.
Bu bölümde tanımı içerisinde HUDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İTÜZÜMÜ
Böğürtlen. Çekirdeği çok ve iri, suyu az bir çeşit üzüm. Şırası bol bir çeşit üzüm. Ahududu. Bahçe kenarlarında biten tırtıllı, baharat şeklinde meyve veren bir bitki.
ÇALI
Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.
MAFLAK
Leblebicilerin tavada kavrulan nohudu karıştırırken kullandıkları silindir biçimindeki ağaç. Leblebi yapılacak nohudun kabuğunu çıkartmağa yarayan araç. (Hırka Kale, Tavas Denizli). Leblebi karıştırgacı. (TavşanIı Kütahya.; Adapazarı Sakarya).
NOHUTSUZ
Nohudu olmayan.
MIKAŞER
Siyah nohudun el taşıyla kırılmış hali.
ÇODUR
Biçilmiş veya kurumuş bakla ve nohudun sapları yakılmak suretiyle yapılan kavurgası.
SINIRSIZLIK
Sınırsız olma durumu, hudutsuzluk.
SINIR
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.
AVLAVU
Hudut, sınır, çerçeve.
SINIRLI
Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.
HÜDUD
Hudut.
FRAMBUAZ
Ahududu.
SINIRSIZ
Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz. Çok sayıda. Pek çok, sonsuz.
SINIRDAŞ
Ortak sınırları olanlardan her biri, hemhudut.
SINIRLANDIRMAK
Sınırlamak, hudutlandırmak.
MARFAK
Leblebicilerin tavadaki nohudun kabuğunu çıkarmak için kullandıkları yuvarlak kütük.
MAFRAK
Leblebicilerin tavada kavrulan nohudu karıştırırken kullandıkları silindir biçimindeki ağaç.
NOHUTSU
Nohudu andıran, nohuda benzeyen, nohut gibi.
MUKAŞIR
Kara nohudun çekilmişi.
KORUH
Otunu biçmek için korunan tarla. Yerine göre hudut gösteren taş yığınları.