İçinde HUDU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hudu" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hudu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hudu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hudu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

HUDUTLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

HUDUTLANDIRMA

11 harfli kelimeler

HUDUTSUZLUK

8 harfli kelimeler

HEMHUDUT, HUDUTSUZ, HUDUTKÖY

7 harfli kelimeler

AHUDUDU, HUDUTLU

6 harfli kelimeler

YAHUDU

5 harfli kelimeler

HUDUT, HUDUK, HUDUL, HUDUN

4 harfli kelimeler

HUDU

Bazı kelimelerin anlamları

HUDU

Üzüm ezmeye yarayan tahta tekne. Şurada. Üzüm çiğneme teknesi. (Yakaköy Gelendost Isparta).

HUDUTLANDIRMAK

Sınırlandırmak, sınır çekmek.

HUDUTSUZ

Sınırsız.

HUDUTKÖY

Malatya kenti, Doğanşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HUDUK

Sosyal yaşantısı olmayan.

HUDUTLANDIRMA

Hudutlandırmak işi.

YAHUDU

Yahudi, bk. yahüdi, yavudu.

HUDUL

Engebeli topraklarda güneş görmeyen yer.

HUDUTLU

Sınırlı.

HUDUTSUZLUK

Hudutsuz olma durumu.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

HUDUT

Sınır. Uç, son.

HEMHUDUT

Sınırdaş.

HUDUN

Yağsız sütten yapılan bir çeşit peynir.

  -   -   -  

Anlamında HUDU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HUDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İTÜZÜMÜ

Böğürtlen. Çekirdeği çok ve iri, suyu az bir çeşit üzüm. Şırası bol bir çeşit üzüm. Ahududu. Bahçe kenarlarında biten tırtıllı, baharat şeklinde meyve veren bir bitki.

ÇALI

Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

MAFLAK

Leblebicilerin tavada kavrulan nohudu karıştırırken kullandıkları silindir biçimindeki ağaç. Leblebi yapılacak nohudun kabuğunu çıkartmağa yarayan araç. (Hırka Kale, Tavas Denizli). Leblebi karıştırgacı. (TavşanIı Kütahya.; Adapazarı Sakarya).

NOHUTSUZ

Nohudu olmayan.

MIKAŞER

Siyah nohudun el taşıyla kırılmış hali.

ÇODUR

Biçilmiş veya kurumuş bakla ve nohudun sapları yakılmak suretiyle yapılan kavurgası.

SINIRSIZLIK

Sınırsız olma durumu, hudutsuzluk.

SINIR

İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

AVLAVU

Hudut, sınır, çerçeve.

SINIRLI

Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

HÜDUD

Hudut.

FRAMBUAZ

Ahududu.

SINIRSIZ

Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz. Çok sayıda. Pek çok, sonsuz.

SINIRDAŞ

Ortak sınırları olanlardan her biri, hemhudut.

SINIRLANDIRMAK

Sınırlamak, hudutlandırmak.

MARFAK

Leblebicilerin tavadaki nohudun kabuğunu çıkarmak için kullandıkları yuvarlak kütük.

MAFRAK

Leblebicilerin tavada kavrulan nohudu karıştırırken kullandıkları silindir biçimindeki ağaç.

NOHUTSU

Nohudu andıran, nohuda benzeyen, nohut gibi.

MUKAŞIR

Kara nohudun çekilmişi.

KORUH

Otunu biçmek için korunan tarla. Yerine göre hudut gösteren taş yığınları.