Kelimeler arşivinde; içinde "hisset" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hisset bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hisset ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hisset olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİSSETTİREBİLMEK
HİSSETTİREBİLME
HİSSETTİRTMEK
HİSSETTİRMEK, HİSSETTİRTME
HİSSETTİRME
HİSSETMEK
HİSSETME
HİSSET
HİSSET
Cimrilik.
HİSSETTİRME
Hissettirmek işi.
HİSSETTİREBİLMEK
Hissettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSETTİRTME
Hissettirtmek işi.
HİSSETME
Hissetmek işi.
HİSSETMEK
Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.
HİSSETTİREBİLME
Hissettirebilmek işi.
HİSSETTİRMEK
Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.
HİSSETTİRTMEK
Hissettirmesine sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİSSET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
TATTIRMAK
Tatma işini yaptırmak, tadına baktırmak. Duyurmak, hissettirmek.
İNME
İnmek işi. Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi.
HOŞLAŞMAK
Hoş duruma gelmek. İyilik hissetmek. Birbirinden hoşlanmak.
SEZDİRMEK
Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek.
HİSSEDEBİLMEK
Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HERELTMEK
Belli etmek, hissettirmek.
ALABAHAR
İlkbaharın ilk günleri, baharın geldiğini hissettiren günler: Bu yıl alabahar yaylaya çıktım.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
DAMMAK
Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.
TAŞIMAK
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Üstünde bulundurmak.
YANKESİCİ
Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.
SEZMEK
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.
DUŞMAK
Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.
HİSSEDİLMEK
Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.
DANKLAMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak.
HIYALLAMAK
Hissetmek, sezmek. Farkına varmak: Ali bu işi hıyalladı gibi geliyor. Hayal görmek. Düşünmek, hayal görmek. Anlamak.
TATMAK
Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak. Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek. Duymak, hissetmek.
DAMCITMAK
Hissettirmek.
DANMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Sormak, fikir almak. Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. İnkâr etmek, gizlemek. Düşünmek. Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi. Dönmek. Doğmak; inkâr etmek. Dinlemek. Danışmak, istişare etmek. Hayrette kalmak, şaşmak. Şaşırtmak.