Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hisset" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hisset ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hisset olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hisset olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HİSSET
HİSSET
Cimrilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİSSET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMMAK
Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.
DUŞMAK
Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.
SEZMEK
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.
HİSSETTİRME
Hissettirmek işi.
ALABAHAR
İlkbaharın ilk günleri, baharın geldiğini hissettiren günler: Bu yıl alabahar yaylaya çıktım.
TAŞIMAK
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Üstünde bulundurmak.
İNME
İnmek işi. Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
HİSSETTİRMEK
Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.
TATTIRMAK
Tatma işini yaptırmak, tadına baktırmak. Duyurmak, hissettirmek.
HİSSETME
Hissetmek işi.
DAMCITMAK
Hissettirmek.
SEZDİRMEK
Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek.
HİSSEDİLMEK
Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.
TATMAK
Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak. Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek. Duymak, hissetmek.
DANMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Sormak, fikir almak. Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. İnkâr etmek, gizlemek. Düşünmek. Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi. Dönmek. Doğmak; inkâr etmek. Dinlemek. Danışmak, istişare etmek. Hayrette kalmak, şaşmak. Şaşırtmak.
HOŞLAŞMAK
Hoş duruma gelmek. İyilik hissetmek. Birbirinden hoşlanmak.
YANKESİCİ
Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.
DANKLAMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.