Sonu HİSSET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hisset" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hisset ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hisset olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hisset olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HİSSET

Cimrilik.

  -   -   -  

Anlamında HİSSET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HİSSET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNME

İnmek işi. Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi.

HİSSETME

Hissetmek işi.

DANKLAMAK

Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak.

TATMAK

Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak. Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek. Duymak, hissetmek.

HOŞLAŞMAK

Hoş duruma gelmek. İyilik hissetmek. Birbirinden hoşlanmak.

ALABAHAR

İlkbaharın ilk günleri, baharın geldiğini hissettiren günler: Bu yıl alabahar yaylaya çıktım.

HİSSEDİLMEK

Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.

DANMAK

Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Sormak, fikir almak. Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. İnkâr etmek, gizlemek. Düşünmek. Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi. Dönmek. Doğmak; inkâr etmek. Dinlemek. Danışmak, istişare etmek. Hayrette kalmak, şaşmak. Şaşırtmak.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

HİSSETTİRMEK

Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.

TATTIRMAK

Tatma işini yaptırmak, tadına baktırmak. Duyurmak, hissettirmek.

DUŞMAK

Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.

DAMMAK

Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

TAŞIMAK

Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Üstünde bulundurmak.

DAMCITMAK

Hissettirmek.

SEZMEK

Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.

HİSSETTİRME

Hissettirmek işi.

SEZDİRMEK

Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek.

YANKESİCİ

Bir kimsenin cebinden, çantasından ustalıkla, hissettirmeden bir şeyler çalan kimse, cep faresi, tırtıkçı.