İçinde HİSSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hisse" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hisse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hisse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hisse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

HİSSETTİREBİLMEK

15 harfli kelimeler

HİSSETTİREBİLME, HİSSEDİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HİSSEDİLEBİLME

13 harfli kelimeler

HİSSETTİRTMEK, HİSSEDEBİLMEK

12 harfli kelimeler

HİSSEDEBİLME, HİSSETTİRTME, HİSSETTİRMEK

11 harfli kelimeler

HİSSETTİRME, HİSSEİŞAYİA, HİSSEDİLMEK

10 harfli kelimeler

HİSSEDİLME

9 harfli kelimeler

HİSSETMEK

8 harfli kelimeler

HİSSETME, HİSSESİZ, HİSSEDAR

7 harfli kelimeler

HİSSELİ

6 harfli kelimeler

HİSSET

5 harfli kelimeler

HİSSE

Bazı kelimelerin anlamları

HİSSE

Pay. Bir olaydan çıkarılan ders. Tutam.

HİSSETMEK

Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

HİSSEDİLME

Hissedilmek işi.

HİSSETTİRTME

Hissettirtmek işi.

HİSSEDEBİLMEK

Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİSSETTİRTMEK

Hissettirmesine sebep olmak.

HİSSETTİREBİLME

Hissettirebilmek işi.

HİSSEDİLEBİLME

Hissedilebilmek işi.

HİSSEDEBİLME

Hissedebilmek işi.

HİSSEDİLMEK

Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.

HİSSETME

Hissetmek işi.

HİSSETTİRMEK

Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.

HİSSETTİREBİLMEK

Hissettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİSSEDİLEBİLMEK

Hissedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİSSEİŞAYİA

Ortak mülkiyette ayrılmamış pay.

HİSSETTİRME

Hissettirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında HİSSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HİSSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GETİRİMCİ

Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.

BEHRE

Pay, nasip, hisse.

ESİNTİ

Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha.

İHRAÇÇI

İhracatçı. Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

FOSFORIŞI

Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).

KONSOLİTÇİ

Tahvil, hisse senedi vb. şeyleri alıp satan kimse.

KÖSEMEN

Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.

AKSİYONER

Hisse sahibi, hissedar.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

GECECİ

Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.

ESHAM

Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

HOŞLAŞMAK

Hoş duruma gelmek. İyilik hissetmek. Birbirinden hoşlanmak.

BEHRESİZ

Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.

KOKMAK

Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

İNME

İnmek işi. Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.