Kelimeler arşivi içinde; başında "hisse" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. hisse ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hisse ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hisse olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HİSSETTİREBİLMEK
HİSSEDİLEBİLMEK, HİSSETTİREBİLME
HİSSEDİLEBİLME
HİSSETTİRTMEK, HİSSEDEBİLMEK
HİSSEDEBİLME, HİSSETTİRTME, HİSSETTİRMEK
HİSSEDİLMEK, HİSSEİŞAYİA, HİSSETTİRME
HİSSEDİLME
HİSSETMEK
HİSSESİZ, HİSSETME, HİSSEDAR
HİSSELİ
HİSSET
HİSSE
HİSSE
Pay. Bir olaydan çıkarılan ders. Tutam.
HİSSEDİLEBİLMEK
Hissedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSETTİREBİLME
Hissettirebilmek işi.
HİSSETTİRMEK
Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.
HİSSEDİLME
Hissedilmek işi.
HİSSEDİLMEK
Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.
HİSSEİŞAYİA
Ortak mülkiyette ayrılmamış pay.
HİSSEDEBİLME
Hissedebilmek işi.
HİSSETTİREBİLMEK
Hissettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSEDEBİLMEK
Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSESİZ
Hissesi olmayan.
HİSSETTİRTMEK
Hissettirmesine sebep olmak.
HİSSEDİLEBİLME
Hissedilebilmek işi.
HİSSETTİRME
Hissettirmek işi.
HİSSETTİRTME
Hissettirtmek işi.
HİSSETMEK
Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİSSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
KOKMAK
Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.
İNME
İnmek işi. Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi.
KONSOLİTÇİ
Tahvil, hisse senedi vb. şeyleri alıp satan kimse.
İHRAÇÇI
İhracatçı. Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
GETİRİMCİ
Getirim sağlayan şey, rantiye. Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye.
KÖSEMEN
Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.
AKSİYONER
Hisse sahibi, hissedar.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
ESHAM
Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.
HİSSETME
Hissetmek işi.
FOSFORIŞI
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
BEHRE
Pay, nasip, hisse.
HOŞLAŞMAK
Hoş duruma gelmek. İyilik hissetmek. Birbirinden hoşlanmak.
GECECİ
Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.
ESİNTİ
Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha.