İçinde HEYE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "heye" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu heye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HEYECANLANABİLMEK, HEYECANLANIVERMEK

16 harfli kelimeler

HEYECANLANIVERME, HEYECANLANDIRMAK, HEYECANLANABİLME

15 harfli kelimeler

HEYECANLANDIRMA

13 harfli kelimeler

HEYECANSIZLIK, HEYECANLANMAK

12 harfli kelimeler

HEYECANLILIK, HEYECANSIZCA, HEYECANLANMA, HEYECANLANIŞ

10 harfli kelimeler

HEYECANSIZ, HEYEKLEMEK, HEYELANMAK

9 harfli kelimeler

HEYECANNI, HEYECANLA, HEYETİYLE, HEYECANLI

7 harfli kelimeler

HEYECAN, HEYELAN, HEYELİK, NİHEYET

5 harfli kelimeler

HEYET, HEYEK

4 harfli kelimeler

HEYE

Bazı kelimelerin anlamları

HEYE

Evet anlamında gerçekleme edatı olup soruların olumlu olduğunu belirtir. Meyve ya da sebze taşımaya yarayan büyük sepet, küfe. Bir şeyin bol olduğu yer, yığınak.

HEYECANLANABİLMEK

Heyecanlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HEYECANLANDIRMA

Heyecanlandırmak işi.

HEYECANSIZLIK

Heyecansız olma durumu.

HEYECANLANMA

Heyecanlanmak işi.

HEYECANLANIŞ

Heyecanlanma işi.

HEYECANLANABİLME

Heyecanlanabilmek işi.

HEYECANLANIVERME

Heyecanlanıvermek durumu.

HEYECANLANMAK

Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.

HEYECANSIZ

Çabuk, kolay heyecanlanmayan. Heyecanla yapılmayan. Heyecanı olmayan. Heyecan vermeyen.

HEYECANSIZCA

Heyecansız bir biçimde.

HEYEKLEMEK

Çevreyi kollamak, gözlemek.

HEYELANMAK

Toparlanmak, düzenlenmek.

HEYECANLANDIRMAK

Heyecan duymasına sebep olmak.

HEYECANLILIK

Heyecanlı olma durumu. Aşırı duyarlı olma.

HEYECANLANIVERMEK

Çabucak heyecanlanmak.

  -   -   -  

Anlamında HEYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

ATEŞLİ

Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

EZİNTİ

Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.

HAMASET

Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

ALEVLENMEK

Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.

FESAHAT

Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.

ÇARPINTILI

Heyecanlı, telaşlı.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

DUYGULULUK

Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.

DİNAMİT

Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.

COŞUNTU

Coşku, heyecanlı davranış.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

DORUK

Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.