HEYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "heye" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. heye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu heye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HEYECANLANABİLMEK, HEYECANLANIVERMEK

16 harfli kelimeler

HEYECANLANABİLME, HEYECANLANDIRMAK, HEYECANLANIVERME

15 harfli kelimeler

HEYECANLANDIRMA

13 harfli kelimeler

HEYECANSIZLIK, HEYECANLANMAK

12 harfli kelimeler

HEYECANSIZCA, HEYECANLILIK, HEYECANLANMA, HEYECANLANIŞ

10 harfli kelimeler

HEYEKLEMEK, HEYELANMAK, HEYECANSIZ

9 harfli kelimeler

HEYETİYLE, HEYECANLI, HEYECANNI, HEYECANLA

7 harfli kelimeler

HEYELAN, HEYELİK, HEYECAN

5 harfli kelimeler

HEYEK, HEYET

4 harfli kelimeler

HEYE

Bazı kelimelerin anlamları

HEYE

Evet anlamında gerçekleme edatı olup soruların olumlu olduğunu belirtir. Meyve ya da sebze taşımaya yarayan büyük sepet, küfe. Bir şeyin bol olduğu yer, yığınak.

HEYECANLANABİLMEK

Heyecanlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HEYECANLANDIRMA

Heyecanlandırmak işi.

HEYECANLANIVERMEK

Çabucak heyecanlanmak.

HEYECANSIZ

Çabuk, kolay heyecanlanmayan. Heyecanla yapılmayan. Heyecanı olmayan. Heyecan vermeyen.

HEYECANLANABİLME

Heyecanlanabilmek işi.

HEYECANLANIVERME

Heyecanlanıvermek durumu.

HEYECANLANIŞ

Heyecanlanma işi.

HEYECANLANMAK

Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.

HEYECANSIZLIK

Heyecansız olma durumu.

HEYELANMAK

Toparlanmak, düzenlenmek.

HEYECANSIZCA

Heyecansız bir biçimde.

HEYECANLANMA

Heyecanlanmak işi.

HEYECANLANDIRMAK

Heyecan duymasına sebep olmak.

HEYECANLILIK

Heyecanlı olma durumu. Aşırı duyarlı olma.

HEYEKLEMEK

Çevreyi kollamak, gözlemek.

  -   -   -  

Anlamında HEYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FESAHAT

Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.

ÇARPINTILI

Heyecanlı, telaşlı.

DİNAMİT

Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.

ALEVLENMEK

Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.

DUYGULULUK

Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.

COŞUNTU

Coşku, heyecanlı davranış.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ATEŞLİ

Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu. Cinsel istekleri güçlü olan.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

EZİNTİ

Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.

DORUK

Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

HAMASET

Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılmış olan abartılı anlatım.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.